Arama

Eyyüb el Ensari

Eyüp Sultan olarak bilinen Eyyüb el Ensari, Hicret'ten sonra Peygamber Efendimizi evinde misafir eden ve bu nedenle de "Mihmandar-ı Nebi" olarak anılan sahabedir. Sağlıklı olan herkesin Allah yolunda savaşa katılması gerektiğine inanan Eyyüb el Ensari, Resul-i Ekrem'in tüm gazvelerine iştirak etmişti. Peygamberimizin vefatının ardından, ilerlemiş yaşına rağmen her yıl bir savaşta bulunmaya gayret eden Eyyüb el Ensari'nin katıldığı seferlerin sonuncusu, Müslümanların ilk İstanbul kuşatması olmuştu. Eyyüb el Ensari'nin kabri Fatih Sultan Mehmet'in gerçekleştirdiği fetih sonrası Akşemseddin tarafından buldu ve o tarihten bugüne daima ziyaret edilen mekanlardan biri oldu. Peki, Eyüp Sultan kimdir? Sahabe Eyyüb el Ensari'nin hayatı…

HAYATI

◼️ Eyüp Sultan olarak da bilinen Eyyüb el Ensari, Hazrec kabilesinin Neccâroğulları kolundandır. Hicretten iki yıl kadar önce hanımı Ümmü Eyyûb ile birlikte Müslüman oldu ve ensardan İslamiyet'i ilk kabul edenler arasında yer aldı.

◼️ 622'de Nübüvvetin 13. yılında yapılan İkinci Akabe Biatı'nda bulundu. Hicretten sonra Resûl-i Ekrem onunla, ileri gelen sahâbîlerden Mus'ab bin Umeyr arasında kardeşlik bağı (muâhât) kurdu.

KATILDIĞI GAZVELER

◼️ Peygamber Efendimizle birlikte Bedir, Uhud, Hendek, Hayber, Mekke'nin fethi ve Huneyn başta olmak üzere bütün gazvelere katıldı. Savaşlarda ona zarar gelmemesi için yanından ayrılmaz, hatta bazı geceler çadırı etrafında nöbet tutardı.

◼️ Vahiy kâtiplerinden olması sebebiyle Peygamber zamanında Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir araya getirilmesine hizmet etti. Ashap arasında ilmiyle de tanındığı için kendisine sorulan dinî konularda pek çok fetva verdi.

KİŞİLİĞİ

◼️ Ebû Eyyûb Hz. Ebû Bekir devrindeki savaşlarla Hz. Ömer devrinde yapılan Suriye, Filistin ve Mısır seferlerine katıldı. 648 yılında gerçekleşen Kıbrıs seferinde de bulundu.

◼️ 656 yılında, Medine âsilerin eline geçip Hz. Osman'ın namaz kıldırması engellenince herkes tarafından sevilip sayıldığı için Hz. Ali'nin tavsiyesi üzerine bir müddet imamlık yaptı. Hz. Ali halifeliği döneminde Irak'a gittiğinde onu Medine'de yerine vekil bıraktı.

◼️ Hâricîler'le ve Muâviye ile yapılan savaşlarda Hz. Ali'nin yanında yer aldı. Bu dönemde Basra valisi olan Abdullah bin Abbas Basra'ya gelen Ebû Eyyûb'a, "Senin vaktiyle Peygamberimize yaptığın gibi ben de bugün sana hizmet etmek istiyorum" diyerek konağını ona bıraktı.

◼️ Giderken de kendisine 40 bin dirhem, 20 köle ve değerli hediyeler vererek onu uğurladı.

İSTANBUL KUŞATMASI

◼️ Sağlıklı olan herkesin Allah yolunda savaşa katılması gerektiğine inanan Ebû Eyyûb el-Ensârî, "Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayınız" (el-Bakara 2/195) mealindeki ayette sözü edilen tehlikeyi savaşa gitmeyip işiyle gücüyle meşgul olmak şeklinde açıklardı.

◼️ Bu sebeple ihtiyarlık döneminde bile her yıl bir savaşta bulunmaya gayret etti. Katıldığı seferlerin sonuncusu Müslümanların ilk İstanbul kuşatması oldu.

 

KABRİ

◼️ Ebû Eyyûb'un kabrinin sonraları bir bina içine alındığı, kıtlık zamanında kabrini ziyarete gelen Hristiyanların onun hürmetine yağmur istediği ve asırlar boyunca bu kabrin itina ile korunduğu söylenmekte, bazı seyyahların verdiği bilgiler de bu rivayetleri doğrulamaktadır.

◼️ Bu seyyahlardan Ali bin Ebû Bekir el-Herevî (ö. 1215), Ebu Eyyub el-Ensari'nin kabrini ziyaret ettiğini belirtmiştir.

◼️ Bir başka ihtimal de 1204 yılında Latinlerin İstanbul'u istilâsı esnasında şehir üç gün boyunca yağmalandığı ve Hristiyanlarca kutsal sayılan yerler yıkıldığı için Ebu Eyyub'un kabrinin de tahrip edilmiş olmasıdır.

◼️ Osmanlı padişahlarının tahta cülûsunda kılıç kuşanma merasimleri, şeyhülislâm ve bilhassa nakîbüleşrafın da bulunduğu bir törenle Ebu Eyyub el-Ensari'nin türbesi önünde yapılırdı.

 

MİSAFİRPERVERLİĞİ

◼️ Resul-i Ekrem Medine'ye hicret edince Medineli Müslümanların her biri onu evinde misafir etmek istedi. Ancak Hz. Peygamber, bir tercih yaparak onları gücendirmemek için devesinin çökeceği yere en yakın eve misafir olacağını söyledi.

◼️ Kendisini taşıyan devenin önce bir yere çöktüğü, buradan hemen kalkıp biraz ileride tekrar çöktüğü görüldü. Resulüler oraya en yakın olan ve dedesi Abdülmuttalib'in annesi tarafından kendisine yakınlığı da bulunan Ebû Eyyûb'un evine yerleşerek burada yedi ay misafir kaldı.

◼️ Bundan dolayı Ebû Eyyûb "Mihmandâr-ı Nebî" unvanıyla anılır. Bu ev İslamiyet'in öğretildiği bir mektep durumundaydı. Hz. Peygamber fakir muhacirlere burada yemek verir, kendisine sunulan hediyeleri fakirlere burada dağıtırdı.

◼️ Ev sahiplerine her vesile ile dua eder, onların bolluğa kavuşmalarını, huzur ve âfiyet içinde olmalarını dilerdi. Resûl-i Ekrem kendi evine taşındıktan sonra da zaman zaman Ebû Eyyûb'un evine misafir olurdu.

İSLAM'A HÜRMETİ

◼️ Ebû Eyyûb haksızlıklara tahammül edemez, doğru bildiğini söylemekten çekinmezdi. Cihad maksadıyla gittiği Mısır'da vali olan sahabe Ukbe bin Âmir'in akşam namazını geç kıldırdığını görünce onu uyardı.

◼️ Resûl-i Ekrem'in akşamı geç kıldığının zannedilmesine sebebiyet vererek halka kötü örnek olmamasını söyledi.

◼️ Namazları müstehap olan vakitlerinde kıldırmayan Medine Valisi Mervân bin Hakem'e muhalefet eder, Resulullah'a uyduğu takdirde kendisine uyacağını, aksi halde aleyhinde bulunacağını açıkça söylerdi.

◼️ Bir gün Ebû Eyyûb'u Resûl-i Ekrem'in kabrine başını dayamış olduğu halde ağlarken gören Mervân bu hareketinin sünnete aykırı olduğunu söyleyince Ebû Eyyûb, "Ben bu mezar taşına değil Resûlullah'a geldim. Onun, 'din işlerini ehliyetli kimseler üstlendiği zaman kaygılanmayın; ancak ehil olmayanlar başa geçince ne kadar ağlasanız yeridir' dediğini duymuştum" diye cevap verdi.

◼️ Medine döneminden itibaren Peygamber Efendimizden hiç ayrılmadığı halde Ebû Eyyûb el-Ensârî'den sadece 150 hadis rivayet edilmesinin iki önemli sebebi vardır. Bunlardan biri hadis rivayetinde çok titiz olması, diğeri de ömrünün savaşlarda geçmesidir. Kendisinin bilmediği bir hadisi Ukbe bin Âmir'den bizzat rivayet etmek için Medine'den Mısır'a kadar gitmesi, söz konusu titizliğin eşsiz bir örneğini ortaya koyar.

◼️ Ondan hadis rivayet edenler arasında İbn Abbas, İbn Ömer, Berâ bin Âzib, Enes bin Mâlik, Câbir bin Semüre gibi sahâbîler ve Saîd bin Müseyyeb, Urve bin Zübeyr, Sâlim bin Abdullah, Atâ bin Yesâr gibi tâbiîler bulunmaktadır.

VASİYETİ

◼️ Onun bu kuşatmadan bir yıl sonra (669) gönderilen Yezîd bin Muâviye kumandasındaki takviye birliğin içinde bulunduğu da rivayet edilir. Ebû Eyyûb, kuşatma devam ederken hastalanarak 669 yılında vefat etti. Ancak 670, 672 veya 675 yıllarında öldüğü de ileri sürülmüştür.

◼️ Cenaze namazını Yezîd bin Muâviye kıldırdı. Vasiyeti üzerine bir askerî birlik tarafından surlara yakın bir yere götürülerek oraya defnedildi.

Biyografinin daha detaylı halini okumak için tıklayın

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN