Arama

Emin el-Hüseyni

Filistin davasının ilk lideri

  • Doğum Tarihi 1895
  • Doğum Yeri Kudüs
  • Ölüm Tarihi 4 Temmuz 1974
  • Ölüm Yeri Lübnan
Emin el-Hüseynî, Filistin topraklarını istila eden İngilizlere, sonra ise Yahudilere karşı büyük bir mücadele verdi. Filistin davasına uluslararası bir hüviyet kazandırmak amacıyla faaliyetlerde bulundu. Filistin topraklarının Yahudilere satılmasını ve Yahudi yerleşimlerini önlemek amacıyla arazilerin vakıflaştırılmasını sağladı; Balfour Deklarasyonu'na ve Birleşmiş Milletler'in Taksim Planı'na sonuna kadar karşı çıktı. Ona göre bu topraklar yalnızca Filistin'e aitti ve geri alınması için ne gerekiyorsa yapılmalıydı. Ömrünü Siyonizm'le mücadeleye adayan Emin el-Hüseyni'nin yaşamını derledik.

HAYATI

◼️ Daha sonra eğitimine Mısır'da Ezher Üniversitesi'nde devam etti ve bu sırada İslam âleminin ileri gelenleriyle tanıştı. 1915 yılında İstanbul'da Mekteb-i Harbiyye'ye girdi, buradan kurmay subay olarak mezun oldu.

◼️ Önce Osmanlı ordusunda göreve başlayan Muhammed Emîn, Birinci Dünya Savaşı yıllarını İzmir'de geçirdi.

MÜCADALESİ

◼️ Ancak göreve başladıktan üç ay sonra İngiltere'nin bölgedeki siyasetini protesto ederek istifa etti.

◼️ Bu sırada halk arasında yeni yeni başlayan isyan hareketlerine katıldı ve 1918-1919 ayaklanmalarında büyük rol oynadı.

◼️ Filistin'de ilk siyasî teşkilât olarak kurulan en-Nâdi'l-Arabî başkanlığına seçildi. 17 Haziran 1919'da Halîlürrahman'a gelen King Kreyn Amerikan araştırma heyetini protesto mahiyetinde bağımsızlık gösterileri yapıldı.

◼️ Bu faaliyetlere önderlik ettiği ve Balfour Deklarasyonu'na karşı çıktığı gerekçesiyle İngilizler tarafından tutuklandı. 1920 yılı Nisan ayında Kudüs ayaklanmaları sırasında suçlu görüldüğünden tekrar takibe uğradıysa da Şam'a kaçmayı başardı ve Filistin halkı için bir vatan temin etme mücadelelerini orada sürdürdü.

ÇALIŞMALARI

◼️ 21 Mart 1921'de, Kudüs müftüsü olan ağabeyi Kâmil el-Hüseynî'nin vefatı ile boşalan baş müftülüğe getirildi. 1922'de el-Meclisü'l-İslâmî el-a'lâ başkanlığına seçildi ve Filistin'de müstakil bir kuruluş halinde çalışarak bölgedeki vakıf arazilerine sahip çıktı.

◼️ Bu dönemde bölgede yetimhaneler, spor merkezleri, hayır kurumları ve şer'î mahkemeler kurdu. 1928 ve 1929 yıllarında Yahudilere karşı Müslüman halkın ayaklanmasında oynadığı rol onu tartışmasız Filistinlilerin lideri yaptı.

◼️ Filistin davasına umumi bir hüviyet kazandırmak amacıyla Kudüs'te toplanan Dünya İslâm Kongresi'nde (7-12 Aralık 1931) Filistin'in bağımsızlığı istendi ve başkanlığa Emîn el-Hüseynî getirildi. Daha sonra benzer toplantılar Mekke, Karaçi, Bağdat, Amman ve Mogadişu'da tekrar edildi.

◼️ 1933 yılında Kudüs'te Mescid-i Aksâ adıyla bir İslam Üniversitesi kurma çalışmaları başlatıldı; bu amaçla birçok Arap ve İslâm başşehri ziyaret edilerek bağışlar toplandı.

◼️ Müftü Emîn el-Hüseynî, bu arazi komisyoncuları ile mücadele edebilmek için "emir bi'l-ma'rûf" cemiyetleri kurdu. Yahudilere toprak satanlara karşı amansız bir mücadele başlatıldı; Filistin'in her tarafına vaizler gönderilerek bu kişilerin dinen günahkâr sayılacağı üzerinde duruldu.

◼️ Toplanan paralarla araziler alındı ve tekrar Yahudilere satılmaması için vakıflara bağlandı. Emîn el-Hüseynî, 1935'te kuzeni Cemal'in başkanlığında bir Filistin Arap partisinin kurulmasına yardım etti.

◼️ Protesto hareketinden sonra 25 Nisan 1936'da Kudüs'te Filistin'deki bütün siyasî grupların katıldığı bir toplantıda, Yahudi amaçlarının gerçekleşmesini sağlayan Balfour planının kaldırılmasını, Arap ve Yahudilerden meydana gelen bir Filistin hükümetinin oluşturulmasını isteyen el-Lecnetü'l-Arabiyyetü'l-ulyâ li-Filistin kuruldu.

◼️ Konsey başkanlığına getirilen Emîn el-Hüseynî, İngiltere'den gelen Lord Peel başkanlığındaki heyetin 7 Temmuz 1937'de kararlaştırdığı Filistin'i taksim planını reddetti. Emîn el-Hüseynî, 29 Temmuz 1937'de el-Meclisü'l-İslâmî el-a'lâ başkanlığından alındı. Hemen arkasından tutuklanmak istenince Lübnan'a kaçtı. Lübnan'dan Irak'a, oradan da İran'a geçti.

FİLİSTİN'E DESTEĞİ

◼️ 1941'de, savaşı kazanacaklarına inandığı İtilâf devletlerinden Arap davasına destek sağlamak için Berlin'e gitti. Mayıs 1945'e kadar burada kalan Emîn el-Hüseynî, yayımladığı bildirilerle Arapları Yahudi ve İngilizlere karşı ayaklanmaya çağırdı. Almanya'da kaldığı sürece bir Müslüman olarak nasyonal sosyalizme en ufak bir sempati duymadı.

◼️ Nazilerin işgal ettiği ülkelerden Filistin'e Yahudi göçünü engellemeye çalıştı. Almanlar da İngiliz idaresi altındaki Müslüman cemaatleri etkilemek ve onları İngilizlere karşı kışkırtarak Süveyş Kanalı'nı ele geçirmek için Emîn el-Hüseynî'yi desteklediler.

◼️ 1941'de, savaşı kazanacaklarına inandığı İtilâf devletlerinden Arap davasına destek sağlamak için Berlin'e gitti. Mayıs 1945'e kadar burada kalan Emîn el-Hüseynî, yayımladığı bildirilerle Arapları Yahudi ve İngilizlere karşı ayaklanmaya çağırdı. Almanya'da kaldığı sürece bir Müslüman olarak nasyonal sosyalizme en ufak bir sempati duymadı.

◼️ Nazilerin işgal ettiği ülkelerden Filistin'e Yahudi göçünü engellemeye çalıştı. Almanlar da İngiliz idaresi altındaki Müslüman cemaatleri etkilemek ve onları İngilizlere karşı kışkırtarak Süveyş Kanalı'nı ele geçirmek için Emîn el-Hüseynî'yi desteklediler.

◼️ 1941'de, savaşı kazanacaklarına inandığı İtilâf devletlerinden Arap davasına destek sağlamak için Berlin'e gitti. Mayıs 1945'e kadar burada kalan Emîn el-Hüseynî, yayımladığı bildirilerle Arapları Yahudi ve İngilizlere karşı ayaklanmaya çağırdı. Almanya'da kaldığı sürece bir Müslüman olarak nasyonal sosyalizme en ufak bir sempati duymadı.

◼️ Nazilerin işgal ettiği ülkelerden Filistin'e Yahudi göçünü engellemeye çalıştı. Almanlar da İngiliz idaresi altındaki Müslüman cemaatleri etkilemek ve onları İngilizlere karşı kışkırtarak Süveyş Kanalı'nı ele geçirmek için Emîn el-Hüseynî'yi desteklediler.

◼️ 1955 yılında Endonezya'da toplanan Bandung Konferansı'na başkanlık ettiği bir heyetle Filistin adına katıldı. Kahire'den sonra faaliyet merkezini 1959'da Beyrut'a taşıyan Emîn el-Hüseynî siyasî çalışmalarını burada sürdürdü. 1962 yılı Mayısında 37 İslam ülkesinin iştirakiyle Bağdat'ta toplanan Dünya İslâm Kongresi'ne başkanlık etti.

◼️ Yine aynı yıl Mekke'de kurulan Râbıtatü'l-âlemi'l-İslâmî teşkilâtına kurucu üye olarak katıldı. 1967'de 30 yıldan beri ayrı kaldığı Kudüs'e döndü. İsrail ile doğrudan görüşmelerin uygun olmayacağını, bu toprakların Filistin'e ait olduğunu ve geri alınması için gerekirse harp edilmesi fikrini hayatı boyunca taşıdı. 4 Temmuz 1974 tarihinde Beyrut'ta vefat etti.

Biyografinin daha detaylı halini okumak için tıklayın

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN