Arama

Gülnar Hanım

Türklere dostluğu, İslam'a saygısı ile bilinen hanım

Rus edebiyatını Osmanlı'ya, Türk edebiyatını ise Ruslara tanıtan bir kültür köprüsüydü Gülnar Hanım. Anadili Rusça haricinde 9 dili iyi şekilde biliyordu. Bir kongre sırasında devrin önemli simalarından Ahmet Mithat Efendi ile tanışması, onun yaşamında bir dönüm noktası oldu. İstanbul'a gelen Gülnar Hanım, hem Türk kültürüne hem de İslam'a hayranlık duymuş; Türk kültürünü Batıya tanıtabilmek amacıyla çalışmalarda bulunmuş, Rusçadan pek çok eseri de Türkçeye tercüme etmişti. Onun bu çabaları, dönemin padişahı Sultan II. Abdülhamid'in Şefkat nişanıyla takdir edilmişti.

HAYATI

◼️ Rus edebiyatını Osmanlı'ya tanıtan şarkiyatçı olarak bilinen Gülnar Hanım, 1854 yılında dünyaya geldi.

◼️ Gerçek adı Olga Sergeevna Lebedeva olan Gülnar Hanım, Türkçe eserlerde Gülnar ismini kullandı.

◼️ Bugün Tataristan sınırları içinde yer alan Kazan şehrine yerleşen, emlak zengini asilzade bir ailenin kızı olan Gülnar Hanım, bu şehirde belediye başkanı olarak bulunan Fransız asıllı Kont Lebedev ile evliliğinden ötürü Kontes unvanının da sahibiydi.

◼️ Gülnar Hanım'ın bu adı seçmesinde, yetiştiği şehirde Tatar kadınları arasında Gülbahar, Gülnisa gibi isimlerin yaygınlığı etkili olmuştu.

◼️ Türklerin kültür ve faziletlerine olan sevgisi nedeniyle bu ismi benimseyen Gülnar Hanım, Türkçe eserlerinde Gülnar ismi ile tanınmak istedi, okuyucu önüne kendi adı ile çıktığında da bu isme ilk ad olarak yer verdi.

◼️ Kaleme aldığı mektuplarda ve bazı Türk yazarlara ait eserlerin önsözlerinde yalnızca Gülnar adını kullandı.

EĞİTİM HAYATI

◼️ Gülnar Hanım, anadili dışında 9 yabancı dil daha öğrenmiş; Türk kültürü ve İslami değerler konusunda kendi kendini yetiştirmişti.

◼️ Almanca, İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Rumcanın yanında Tatarca, Türkçe, Arapça ve Farsça bildiği; hatta Sanskritçeyi bile öğrendiği kaydedilir.

◼️ Batı edebiyatının yanı sıra İslam edebiyatları üzerinde de çalışmış, kendisini bu kültür üzerinde yetiştirmiş ve ilk Rus kadın şarkiyatçı olarak tarihe geçmiştir.

ÇALIŞMALARI

◼️ İstanbul'da bulunduğu sırada hazır tercüme ve yazıları derhal Tercümân-ı Hakîkat'te tefrika olarak yayımlanmaya, ardından kitapları basılmaya başladı.

◼️ Osmanlı ve Rusların kültür ve edebiyat anlamında alışverişte bulunmamasını eksiklik olarak gören Gülnar Hanım, ilk olarak Rus edebiyatını Türklere tanıtacak eserleri tercüme ederek işe başladı.

◼️ Puşkin ve Lermentof tercümelerinin yanı sıra Batıda İslam aleyhinde yazılan, yanlış yargı ve zanlar barındıran reddiyeleri de Türkçeye çevirdi.

◼️ Yabancı olduğu halde onun Türkçeyi kullanmaktaki yeteneği oldukça dikkat çekti. Eserlerinin sayısı arttıkça Türkçe kabiliyeti de gelişti; İstanbul'da bulunduğu 7 ay boyunca Osmanlıca dersleri aldı.

◼️ Gülnar Hanım, Türk okuyucusuna yönelik faaliyetlerinin yanı sıra Türk kültürünü ve İslam'ı da yabancılara tanıtacak faaliyetlerde bulundu.

◼️ 1891 yılında Londra'da düzenlenecek olan bir kongre için büyük bir hazırlık ve çalışma gerçekleştirdi. İslam ve Türk sosyal hayatına dair bazı tebliğler kaleme aldı ve kongreye sunmak üzere Anthologie orientale adlı bir çalışmaya imza attı.

◼️ Osmanlı edebiyatından, Fars ve Arap edebiyatlarından belli eserleri de tercüme eden Gülnar Hanım, Fatma Aliye'nin Nisvân-ı İslam adlı eserinin Fransızca tercümesini hazırlamıştı.

◼️ Hakkında çıkan haberler ve Türk ailelerinin seçkin kişileriyle olan münasebeti nedeniyle Gülnar Hanım büyük şöhret bulmuş; bu ünü Avrupa'da da yayılmaya başlamıştı.

◼️ Onun on yabancı dil bilmesi, Türkçede kaleme aldığı yazı ve eserler, Rus edebiyatını Türklere tanıtması kadar, Osmanlı edebiyatını Avrupa ve Rusya'da tanıtacak faaliyetlerde bulunmasından övgüyle söz edildi.

◼️ Gülnar Hanım'ın ünü, kısa zamanda Amerika'ya kadar uzandı ve yoksul çocuklara yardım amacı taşıyan bir mecmua için kendisinden yazı talep edildi.

◼️  Bir Yetimin Şükrânesi adıyla İngilizce kaleme aldığı makalede, kimsesiz çocukların Batı'da sahipsiz ve düşkün kaldığına; İslam'da ise bu durumun böyle olmadığına, öksüz ve yetimler ile ilgili Kur'an-ı Kerim'in buyruğu üzerine bu çocukların gördüğü himaye ve şefkate dikkat çekmişti.

◼️ Osmanlı kültürüne, dil ve edebiyatına, maddi ve manevi faziletlerine her daim hayran olduğunu belirten Gülnar Hanım, 1890'dan itibaren akademik faaliyetlere de yöneldi.

◼️ 29 Şubat 1890 tarihinde Petersburg'da Şarkiyat Cemiyeti'ni kurdu ve kuruluşun fahri başkanlığına getirildi.

◼️ 1905 yılında temelli Petersburg'a yerleşen Gülnar Hanım, burada Türk dili ve edebiyatı üzerine eğitim yapılması amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu.

◼️ Gülnar Hanım, Tatarca gazete çıkarma teşebbüsünde de bulunmuş; Rusya Müslümanlarının fayda sağlayacağı bu faaliyetleri, Tatar çocukların eğitimi için okul açma teşebbüsleri, Çarlık idaresi tarafından engellenmiş ve Rusya Müslümanlarının eğitim seviyelerini yükseltmeleri engellenmişti.

ESERLERİ

◼️ Çalışmalarını şarkiyat âlemine duyurmak isteyen Gülnar Hanım, pek çok uluslararası kongreye katıldı.

◼️ Gaspıralı İsmail Bey'in Kırım'da çıkardığı Tercüman gazetesine de zaman zaman bazı yazılar ve tercümeler verdi. Yazar Fatma Aliye, şair Nigâr Hanım gibi simalarla yazışmaları uzun yıllar devam etti. Türk aydınları Gülnar Hanım'ı kadınların ilim ve kültürde yükselişinin ileri bir temsilcisi olarak görmüştü.

◼️ Gülnar Hanım'ın çalışmaları ülkemizde Rus edebiyatını, Rusya'da ise Türk kültür ve edebiyatını tanıtma açısından da faydalı oldu.

◼️ 16 esere imza atan Gülnar Hanım'ın yapıtlarından başlıcaları şöyle sıralanabilir:
◼️Kayyûm Nâsırî - Kabusname
◼️Puşkin - Kar Fırtınası
◼️Şair Puşkin
◼️Lermentof'un İblis'i
◼️Atâullah Bâyezidof - Redd-i Renan: İslâmiyet ve Fünûn,
◼️Atâullah Bâyezidof - İslâmiyet'in Maarife Tatbîki ve Nazar-ı Muârızînde Tebyîni
◼️Tolstoy – İlyas
◼️Tolstoy - Familya Saâdeti
◼️Kont Tolstoy'un Avama Mahsus Hikâyeleri: İki Pîr, Puşkin - Kâğıt Oyunu
◼️Rus Edebiyatı.

Biyografinin daha detaylı halini okumak için tıklayın

İlginizi Çekebilir

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN