Arama

Hamamizade Mehmet İhsan

Hamsi hakkında yazdığı eserle ünlenen şair

  • Doğum Tarihi 4 Şubat 1885
  • Doğum Yeri Trabzon
  • Ölüm Tarihi 11 Mayıs 1948
  • Ölüm Yeri İstanbul
Malum olduğu üzere Karadeniz Bölgesi insanının alamet-i farikası, nüktedan kişiliğidir. Olaylara bakış açısındaki farklılık, içten ve samimi tavırlarıyla ülkemizin dikkat çekici bir kesimini oluştururlar. Geçmişten günümüze bölgede yetişen birçok tarihi şahsiyet, bu alamet-i farikaları büyük oranda taşır. İşte bu isimlerden biri Divan edebiyatının son şairlerinden Hamamizade Mehmet İhsan'dır. Hamamizade, nüktedan kişiliğinin yanında hamsiyi her boyutuyla ele aldığı Hamsiname adlı eseriyle devrinde ve sonrasında edebiyat dünyasının renkli karakteri arasındaki yerini almıştır. Peki, Hamamizade Mehmet İhsan kimdir?

HAYATI

◼️ Klasik edebiyatın son temsilcilerinden Hamamizade Mehmet İhsan zeki, zarif ve mizahi kişiliğiyle devrinde kendisini kabul ettirmiş önemli bir isimdir.

◼️ Toplum ve edebiyat çevrelerince sevgi, ilgi ve takdirde karşılanan Hamamizade seneler evvel bugün, Abdülhak Hamid Tarhan'ın çok sevdiği eşinin ölümü ardından yazdığı Makber isimli kitabını neşrettiği yıl olan 1885'te Trabzon'da dünyaya geldi.

◼️ Annesi Rize eşrafından itibarlı bir soya sahip Çelebizade Salih Ağa'nın kızı Nafia Hanım, babası ise Hamamizade Hafız Ahmed'di.

◼️ Hafız baba, oğlu Hamamizade'nin dini eğitimi hususunda çok titiz davrandı, aldığı dersler sayesinde Kur'an-ı Kerim'i henüz ilkokula başlamadan hatim etti.

◼️ Küçük yaşta babasını kaybeden Hamamizade, hayata erken atılmak zorunda kaldı. Trabzon İdadisi'nden mezun olduktan sonra çok sevdiği eğitim hayatından kopmak zorunda kalarak iş hayatına atıldı.

◼️  Okuma aşkından ise yaşam boyunca vazgeçmedi, Mesnevi ile henüz çocuk yaşında tanışan Hamamizade, okul sıralarında İstanbul'da yayımlanan birçok gazete ve dergiyi gençlere ulaştıran kitapçı Hamdi Efendi'ye hayat boyu minnettar kaldı.

KİŞİLİĞİ

◼️ Hamamizade'nin kişiliğinden bahsederken edebi eserlerine asıl hüviyetini veren nüktedanlığından konu açmamak, şairin eksik tanımlanmasına sebep olur. Ele aldığı her konuyu mizahi unsurlarla süsleyen ve renk katan şair, insanları incitmemeyi de kendisine düstur edinmiştir.

◼️ Nüktesiz söz söylemeyen bir şahsiyetin bunu başarabilmesi güç olsa da Hamamizade aradaki dengeyi her daim koruyabilen bir şair olarak karşımıza çıkar. Kendisi gibi nüktedan yazar ve gazeteci Ercüment Ekrem Talu, Hamamizade'nin bu yönünü şöyle anlatır:

"Rahmetli İhsan'ın Karadeniz rüzgârları kadar keskin, horon havaları kadar kıvrak, Kisarna suyu gibi fıkır fıkır zekâsından vakit vakit fışkırmış bulunan bu huzmeler…" (Laf Olsun Diye)

◼️ Yahya Kemal, şairin bu yönünü vurgulayan şu beyti kaleme alır:

"Buluştuk beş melâmî altı sûfî üç de bektâşî
Gel ey Hammâmîzâde bezme şenlensin göbektaşı"

EDEBİ TARZI

◼️ Hamamizade'nin yaşadığı yılların edebiyat ortamına göz atmakta fayda vardır. Şair, ilginç bir biçimde Tanzimat, Servet-i Fünun, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet edebiyatı dönemlerinin hepsine tanık oldu. Edebiyatın farklı açılımlara yöneldiği ve rotasını tamamen değiştirdiği bir dönemde Hamamizade geleneksel yoldan ilerlemeyi tercih etti. Klasik edebiyata karşı yoğun eleştiriler yöneltiliyor ve bu edebiyatın artık topluma söyleyeceği hiçbir sözü olmadığı düşünülüyordu.

◼️ İşte Klasik edebiyata karşı ön yargının ve geleneği ortadan kaldırma girişimlerinin en yoğun olduğu bu dönemlerde Hamamizade, divan edebiyatının özgün sesiyle eserler vermeye devam etti.

◼️ Hamamizade'nin şairliğinin çağdaşları tarafından da övgü dolu sözlerle anılması her ne olursa olsun asırları aşan bu Klasik edebiyat geleneğinden kopmanın imkansız olduğunu bize gösteren gerçeklerdendir.

ESERLERİ

HAMSİYE YAZILAN İLK KİTAP: HAMSİNAME

◼️ Tavasından buğulamasına, ızgarasından pilavına kadar birçok türünü bildiğimiz hamsinin kitabıyla tanıştınız mı?

◼️ İsmini duyduğumuzda yüzlerde tebessüm oluşturabilme gücüne sahip olan Hamsiname, Hamamizade'nin en meşhur eseridir. Kitap 1928'de yayımlanmıştır.

◼️ Eserde Karadeniz Bölgesi'nin neredeyse bir simgesi haline gelen hamsi birçok çeşidiyle beraber ele alınarak incelenmiştir. "Hamsinin Edebiyattaki Yeri" başlığı bilhassa mizahın en keskin biçimde gözlemlendiği bölümdü. Hamsiyi konu alan müziklerden, halk oyunlarına, yemeklerinden hamsi anatomisine kadar hamsiye dair ne varsa bu eserde bulmak mümkündü. İşte şair bu eseriyle adını tarihe yazmayı ve yüzlerde hoş bir tebessüm oluşturabilmeyi başardı…

Biyografinin daha detaylı halini okumak için tıklayın

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN