Arama

İbnülemin Mahmud

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişin en yakın tanığı

  • Doğum Tarihi 17 Kasım 1871
  • Doğum Yeri İstanbul
  • Ölüm Tarihi 24 Mayıs 1957
  • Ölüm Yeri İstanbul
İbnülemin Mahmut Kemal, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişin en yakın tanığı olarak bilinir. İbnülemin Mahmut Kemal, Osmanlı Devleti'ne 33 yıl boyunca çeşitli görevlerde hizmet etmiş bir isim. Kuvvetli bir inanca, güçlü bir hafızaya ve geniş bir tarih bilgisine sahipti. Son dönem Osmanlı şairleri, müzisyenleri, sadrazamları ve hattatlarına dair kaleme aldığı eserleriyle bu kişilerin unutulmalarını önlemeye çalıştı.

HAYATI

◼️ İbnülemin Mahmud Kemal, 1871 yılında İstanbul Beyazıt'ta doğdu. Babası Mühürdar Mehmed Emin Paşa, annesi Hamide Nergis Hanım'dır. Babası uzun yıllar sadrazam Yusuf Kâmil Paşa'nın mühürdarlığını yaptı

◼️ Çocukluk yıllarının çoğu zamanı, Yusuf Kamil Paşa'nın eşi Zeynep Kâmil Hanım'ın konağında geçti. İbnülemin, ilk resmi eğitimine Mercan Ağa Sıbyan Mektebi'nde başladı ve 1885'te Şehzade Rüşdiyesi'nden mezun oldu.

EĞİTİMİ

◼️ Ardından Mekteb-i Mülkiyye'nin yatılı kısmına kaydoldu, ancak buradan öğrenimini bitirmeden ayrılıp dinleyici olarak Mekteb-i Hukuk derslerine devam etti.

◼️  İbnülemin, resmî eğitiminin yanında zamanın geleneklerine uygun olarak, küçük yaşta önce babasından daha sonra da konaklarına gelen dönemin tanınmış hocalarından özel ders aldı.

◼️  Bunlar arasında Mehmet Akif ile birlikte eğitim gördükleri Akif'in babası Fatih müderrisi İpekli Mehmed Tâhir Efendi de bulunur.

 

HİZMETLERİ

◼️ 1916'da Şura-yı Devlet azalığına, 1921'de Osmanlı devletinin resmi yayın organı olan Takvim-i Vekâyigazetesi müdürlüğüne, 1922'de Divan-ı Hümayun Beylikçiliği'ne atandı.

◼️ İstanbul Hükümeti yıkılınca Bab-ı Alî'deki görevi sona erdi.

◼️ Osmanlı Devleti'ne yıllar boyu çeşitli görevlerde hizmet eden İbnülemin, Sultan Abdülhamid devrinde Yıldız Sarayı arşivinde görev yaptı. Burada mevcut dokümanlar üzerinde detaylı çalışmalar yaparak, araştırmacıların kullanabileceği bir arşiv oluşturdu.

◼️ İbnülemin'in kendi adıyla zikredilen ve 29 ciltten oluşan bu katalog, şimdi Başbakanlık Osmanlı Arşivi ismini taşıyan kurumda, orijinal haliyle araştırmaya açıktır.

◼️ Hazine-i Evrak 1927'de Başvekâlet Osmanlı Arşivi'ne devredilince Tasnif Heyeti lağvedildi, İbnülemin'in buradaki görevi de sona erdi.

◼️ Tasnif Heyeti'nin lağvedildiği 1927'de İbnülemin, kurucularından olduğu İslam Eserleri Müzesi'nin Müdürlüğü'ne tayin edildi. 1935'de emekli oluncaya kadar bu görevde kaldı.

 

 

İLMİ YÖNÜ

◼️ Yaşamının son dönemlerinde Vefa'daki evi, muhafazakâr fikir adamları ve şairler için bir tür meclis niteliği kazandı; İbnülemin'in son devir Osmanlı erkân ve ricali hakkındaki olağanüstü geniş bilgisi ve kendine özgü fikirleri kendisinden genç kuşaklar tarafından da takdir edildi.

◼️  1930'da "Son Asır Türk Şairleri" adlı eserini yayınladı. Bu eserde son dönem Osmanlı entelijensiyası hakkında zengin gözlem ve anekdotlara yer verdi. 1940-1953 arasında son 37 Osmanlı sadrazamının ayrıntılı tercüme-i hallerini içeren 14 ciltlik "Osmanlı Devrinde Son Sadrazamlar" adlı eseri yayımlandı. Kullandığı Osmanlıca nedeniyle, eserlerinin etkisi ve yaygınlığı kısıtlandı.

◼️ 1953 yılında, hayatı boyunca topladığı kitap, yazı ve levha koleksiyonunu ve 20 dosya kadar tutan vesikalarını İstanbul Üniversitesi'ne bağışladı.

◼️ Konağını ise İslami ilimlerde öğrenim görenleri barındıracak bir yurt olarak kendi adını taşıyan vakfa bağışladı. 1957'de İstanbul'da hayatını kaybeden İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Merkezefendi Mezarlığı'na defnedildi.

ÖDÜLLERİ

◼️ Hizmetlerinden dolayı kendisine üçüncü rütbeden Osmanlı nişanı verildi. Ayrıca kurduğu müzeyi gezen Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorları tarafından da yüksek rütbeden madalya ile ödüllendirildi.

◼️ Yine Evkâf-ı Hümâyun Nezâreti'nin tarihi ve nâzırlarının hal tercümesine dair orijinal eserin ortaya çıkmasındaki başarısından dolayı kendisine İkinci rütbeden Mecîdî nişanı verildi.

GÖRÜŞLERİ

◼️ Yaşadığı dönemin seçkin simaları arasında yer alan İbnülemin, özelikle de engin tecrübesi ve tarihi birikimiyle Osmanlı sadrazamları ve nâzırların görüş alma ihtiyacı duyduğu şahsiyetler arasında bulunuyordu.

◼️ Nitekim Birinci Dünya Savaşı sonrası barış müzakerelerinde antlaşma esaslarının belirlenmesi için kurulan olağanüstü komisyonda, sadaret makamının temsilcisi olarak görev yapmıştı.

◼️ İbnülemin, hayatının devam eden yıllarında kendini ilmî çalışmalara verdi. Yurt dışındaki ilmî kongrelere davet edildi ve çeşitli ilim cemiyetlerine üye oldu. Ancak o günün şartlarında çağrıldığı bazı uluslararası kongrelere maddî imkânsızlıklardan dolayı katılamadı.

◼️ İlimle dolu bir hayat geçiren İbnülemin, şahsi kütüphanesi ve konağındaki kıymetli eserleri daha kendisi hayatta iken, İstanbul Üniversitesi'ne, konağını ise İslâmî ilimlerde öğrenim görenleri barındıracak bir yurt olarak kullanılmak şartıyla İbnülemin Mahmud Kemal İnal Vakfı'na bağışladı. 86 yıllık bir ömrü öğrenmek, araştırmak, yazmak ve memlekete hizmet vermekle geçirdi.

ESERLERİ

◼️ Daha sonraki çalışmalarında hissî konular üzerinde yoğunlaşan İbnülemin, okuyucuda derin tesirler bırakacak roman ve hikâyeler yazdı.

◼️ Bu eserler dönemin gazetelerinde tefrika şeklinde yayımlandı. Duru bir Türkçe ile yazdığı "Türkçe: Köy ve Köylüler" adlı romantik bir deneme ile roman ve hikâye alanındaki çalışmalarına veda etti.

VASİYETNAMESİ

◼️ İbnülemin Mahmud Kemal, kendisine ait evi ile ilgili de bir vasiyetnâme bırakmıştı. Aslı ve tamamı, "Hoş Sadâ" adlı eserinde bulunan vasiyetnamenin başlangıç kısmı şöyledir:

"Ellhamdülilâh, aklen ve bedenen kemâli âfiyette olduğum halde, Medenî Kanun'un ahkâmına tevfikân, hiçbir kimseden korkmadan ve hiçbir kimsenin cebrine tâbi olmadan son arzularım mezkûr kanunun 478'inci maddesi mücübince, İstanbul'da Mercan Mahallesinde, Mühürdar Emin Paşa Sokağı'ndaki konağımda, 1955 Haziran'ının 23'üncü günü kendi elimle yazıyorum. Kendime kimseyi mirasçı nasbetmeyerek, tasarruf nisâbına taalluk eden hakkımı tamamen muhafaza ediyorum. Esasen mahfuz hisseli mirasçım bulunmadığından, kanunen haiz olduğum mutlak selâhiyete binâen terekemin tamamı üzerinde tasarruf ederek, metrukâtım bervechi âti umuru hayriyeye tahsis ve arzularımı ve vasiyetlerimi bu vesikada tâdât ve iştira ediyorum.

Müstakîlen mâliki bulunduğum İstanbul'da Mercan'da Mühürdar Emin Paşa Sokağı'ndaki yeni: 13 ve eski: 8 numaralı konağın ve müştemilâtını (Teferruat kabilinden olan ve olmayan mallar hariç) aşağıda gösterilen maksada ve gayeye tespit ettiğim kayıd ve şartlar dairesinde tahsis ederek (İbn'ül-Emin Mahmut Kemal Tesisi) adıyla hükm-i şahsiyeti haiz, Medeni Kanunun 437. maddesinin bahşetmiş olduğu selâhiyete müstenid ölüme bağlı tasarruf yoluyla yani ölümden sonra muzaf olarak vasiyet suretiyle vakfettim. Şöyle ki:

Vakfettiğim bahsi geçen bina, daima "İbn'ül-Emin Mahmut Kemal Yurdu" namıyla yâdolunmak ve hâlihazırıyla mamur olarak muhafaza edilmek şartıyla, halen İstanbul'da hal-i faaliyette bulunan İmam Hatip Mektebi'nin tesisindeki gayeye ve maksada tahsis olunmuştur. Bu mektepte okuyacak talebe ile İstanbul'daki Üniversitelerde Din-i İslâm'ın ferâizine itina ve riayet ile iftihar eden mütedeyyin ve müstehak talebe için bina, yurd olarak kullanılacaktır."

Biyografinin daha detaylı halini okumak için tıklayın

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN