Biyografi Öner Fikriyat Anasayfa

Fikret Kızılok

Fikret Kızılok

  • Doğum Tarihi 10 Kasım 1946
  • Doğum Yeri İstanbul
  • Ölüm Tarihi 22 Eylül 2001
  • Ölüm Yeri İstanbul

Fikret Kızılok, Anadolu’nun eşsiz müzik birikimini modern Batı üslubuyla yorumlayan bir sanatçıdır. Büyüleyici sesiyle geniş halk kitlelerinin kalbine dokunduğu gibi yazdığı besteler ve şarkı sözleri ile de halka mal olmuş usta bir müzisyendir...
Tam adı Münir Fikret Kızılok’dur. 10 Kasım 1946 tarihinde dünyaya gözlerini açan Kızılok, Türk rock müziğinin en önemli isimleri arasında yer alır. O, müziğe başladığı ilk yıllardan itibaren özgün ve başarılı eserler ortaya çıkaran bir sanatçıdır.

Fikret Kızılok

Kırmızı akordeon ve müziğe ilk adım

Modern zamanların ozanı olarak gönüllerde yer eden Münir Fikret Kızılok, müzik ile küçük yaşlarında tanışır. Bu sebeple onun çocukluğunu ve müzik hayatını ayrı başlıklar altında değerlendirmek mümkün değildir. Galatasaray İlkokulu'nda eğitimine devam ederken kendisine doğum gününde kırmızı bir akordeon hediye edilir. Bu entrüman ile başlayan müzik yolculuğu son nefesine kadar büyük bir aşkla devam eder.

Fikret Kızılok

Fikret Kızılok ve orkestrası

İlkokulda tohumları ekilen Fikret Kızılok müziği, ilk meyvelerini ilkokul sıralarında verir. Sınıf arkadaşlarından birinin müzisyen olan babasından aldığı müzik dersleri, onun küçük yaşlarda bu alandaki yeteneğinin keşfedilmesini sağlar. Sınıf arkadaşlarıyla birlikte kurdukları Fikret Kızılok ve orkestrası, ilk olarak 23 Nisan kutlamalarında sahneye çıkar. O yaştaki çocuklar için büyük bir başarı kabul edilebilecek olan performanslar sergilerler. Çeşit çeşit Anadolu türküsünü seslendiren bu amatör grup yıllar içinde gelişerek büyür.

Fikret Kızılok

Örnek aldığı isimler

Fikret Kızılok ve Orkestrası grubu, ortaokul ve lise döneminde de sahnede yer almaya devam eder. Verdikleri küçük çaplı konserler dinleyicilerin beğenisini toplar. Gün geçtikçe daha da iyiye giden Fikret Kızılok, lise çağında cesur bir adım atar ve gitar çalmaya karar verir. Bu kararındaki en etkili rol, Amerikalı müzisyen Elvis Presley’e aittir. Şöhreti tüm dünyaya yayılan Presley, Rock’n Roll’un Kralı olarak da bilinir. O döneme damgasını vuran en önemli sanatçılar arasındadır. Presley’in başarılı sahne performanslarından etkilenen Kızılok, bahsedildiği üzere akordeonu bırakır ve gitar çalmaya başlar. Lise döneminde üst sınıflarda okuyan Barış Manço ve Timur Selçuk, Kızılok’u hem destekler hem de yol gösterir. Bu sırada grubun ismini Kızılok ve Veliahtları olarak değiştirirler. Bu grup, okul dışında da konserler vererek Kızılok’un tanınmasına sebep olur.

Fikret Kızılok

Profesyonel müzik denemeleri

Münir Fikret Kızılok, lise mezuniyetinin ardından dişçilik eğitimine başlar. Bu süreçteki yoğunluğuna rağmen müzikten kopmaz. Kızılok ve Veliahtlar grubu ile çalışmalarına devam eder. Bir yandan da ikamet etmekte olduğu muhitte mahalle konserleri verir.1964 Yılında, 18 yaşında iken Veliahtlar grubu müzik hayatında daha profesyonel bir şekilde var olmaları gerektiğini düşünürler. Bu sebeple Veliahtlar grubu dağılır ve yeni bir müzik grubu kurulur. Bu grup o dönemin dünyaca ünlü Beatles grubundan esinlenerek parçalar üretir.

Fikret Kızılok

Belle Marie ve Kız Ayşe

Kızılok, dişçilik fakültesinde eğitim görürken müziğe olan tutkusu da artarak devam eder. 1965 yılında, ilk plağını yayınlayarak önemli bir adım atar. Fikret Kızılok ve Veliahtları adını taşıyan bu plak iki parçadan oluşur. Ses, söz ve bestesi Fikret Kızılok’a ait olan iki şarkının isimleri Belle Marie ve Kız Ayşe’dir.19 Yaşında iken çıkardığı plaklar beklediği teveccüh ile karşılanmaz. Bu durum Kızılok’un bir süre üniversite eğitimine odaklanarak okulunu bitirmesine sebep olur. Bu sırada Barış Manço ile ilişkileri kuvvetlenir. Aynı zamanda arkadaşlarının kurmuş olduğu Kaygısızlar isimli grupla da çalarak müzik dünyasında var olur.  

Fikret Kızılok

Kızılok'un Müziğinin Dönüm Noktası

Kaleme aldığı şiirleri ve söylediği türküler ile Türk halkının sevgisini kazanmış Aşık Veysel Şatıroğlu, Kızılok’un müziğinin olgunlaşmasında etkin bir rol üstlenir. Fikret Kızılok, üniversitede öğrenci olduğu yıllarda yakın arkadaşlarından biri ile seyahat planı yapar. Bu seyahat esnasında Aşık Veysel ile tanışma fırsatını yakalar. O günden itibaren Kızılok müziği yepyeni bir dokuya bürünür.

Fikret Kızılok

Söyle Sazım

Kızılok, Aşık Veysel ile tanışmasının ardından Uzun İnce Bir Yoldayım türküsünü kendi sesiyle yorumlar. Çalışmalarına ustasının dizinin dibinde devam etmenin daha verimli olacağına inanarak 1969’un Kasım’ında yola çıkar. Yaklaşık üç ay boyunca Aşık Veysel’in yanında kalır. 1970 Yılında, sözleri Aşık Veysel’e besteleri ise Kızılok’a ait olan Yumma Gözün Kör Gibi ve Yağmur Olsam adında iki parça çıkarır. Oldukça fazla rağbet gören bu plak, sanatçının motivasyonunu ve müziğe olan inancını artırır. Bunun ardından sanatçı hem sözleri hem de bestesi kendine ait olan bir şarkıyla çıkış yapar. Söyle Sazım adındaki bu parça yıllarca beğenilerek dinlenir.

Fikret Kızılok

Emmo

Müzik kariyerindeki başarılı süreçten sonra Anadolu turnesine çıkmaya karar veren sanatçı, bu esnada unutulmaz bir olay yaşar. Havanın dondurucu soğuk olduğu bir gün yolda kalır. Neredeyse donmuş bir vaziyetteyken karşısına bir kamyon şoförü çıkar ve Kızılok’un hayatını kurtarır. Bu durum sanatçıyı öylesine derinden etkiler ki Kızılok çıkaracağı yeni parçayı kamyon şoförüne ithaf eder. Emmo isimli bu parça günümüzde halen sevilerek dinlenen şarkıları arasında yer alır.

Fikret Kızılok

Aşık Veysel'e olan hayranlığı

Aşık Veysel, 21 Mart 1973 yılında geçirdiği akciğer kanseri sonucunda bu dünyadan göçüp gider. Gönüllerde taht kurmuş ozanın vefatı Kızılok’u derinden etkiler. Aşık Veysel’in cenazesinde “Ustam öldü, toprak oldu. Ustamın parmaklarına değen bu sazın da toprak olması gerekir” diyen Kızılok sazını kırar. Bu vefat onu fazlasıyla sarsar. Bu sebep ile bir süre müzikten ayrı kalır, vaktinin çoğunu Kadıköy’de açmış olduğu muayenehanesinde dişçilik yaparak geçirir.

Fikret Kızılok

Hayata Vedası

Modern zamanların ozanı, 1975 yılında Tehlikeli Madde isminde yeni bir grup kurarak müzik hayatına geri döner. Ancak bu dönüş çok uzun sürmez. Bir süre yeni plaklar çıkardıktan sonra o yılların siyasi çatışmaları sebebiyle kendini geri çeker. 1980 yılına gelindiğinde yeni bir plak çıkarır. 1983’te ise besteci, söz yazarı ve şarkıcı Bülent Ortaçgil ile birlikte Çekirdek Sanat Merkezi’ni kurarlar. Bu merkez de kısa süre sonra kapanır. Müzik hayatında inişli çıkışlı zamanlar yaşar. 22 Eylül 2001 tarihinde, kalbindeki bir hastalık sebebiyle bu dünyaya gözlerini yumar.

BİZE ULAŞIN