Arama

’atı’nın büyük isimleri - 50

Hasan Üsküdârî

Hat san’atı’nın büyük isimleri - 50

Üsküdar'da doğduğu ve ömrünü aynı semtde sürdürdüğü için bu nisbeyle anılan Hasan Efendi'nin baba adı Hamza'dır. Kendisi, Şeyh Hamdullah'ın kızı tarafından torunu olan Pîr Mehmed bin Şükrullah'ın (ö.1580) akrabasındandır ve aklâm-ı sitteyi ondan meşk ederek icâzet almışdır. Ayrıca, yine Şeyh Hamdullah'ın oğlu cihetinden torunu olan Derviş Mehmed bin Mustafa Dede'den (ö.1593?) de hüsn-i hattın inceliklerini öğrenmiş; böylece "Şeyh üslûbu"nun iki koldan da kendisinde toplandığı, devrinin önde gelen temsilcisi olmuş, bu yolda mushaf ve kıt'alar yazmışdır.

Burada Hasan Üsküdârî'nin sülüse yer vermeden sadece nesih hattıyla yazdığı hicrî 980 (1572) tarihli bir kıt'ası görülüyor. Metnin çoğunu sağdan sola meyilli satırlarla yazdıkdan sonra, nihâî iki satırı düz ve kısa tutarak iki tarafta koltuk sâhaları açmış, soldakine rıkā' hattı ile imzâsını ve târihini koymuşdur (Resim 1).

San'atında üçüncü kuşakdan Şeyh Hamdullah şeceresine bağlanan Hasan Üsküdârî'nin eserlerinden pek azı zamânımıza gelebilmişdir. Toplu hatim için – cüzlere ayrılmış olarak – yazdığı ve her birini ayrı ayrı imzâladığı hicrî 1005 (1597) târihli mushafının iki cüz'ünü vaktiyle görmüştük.

Hasan Üsküdârî celî sülüsü de zamânında en güzel yazanlardandı. Üsküdar'da tarafından inşâ edilen Atîk Vâlide Câmii'nin çiniye nakşolunmuş mihrab sofası kuşağına ve son cemaat mahallindeki pencere alınlıklarına yazdığı istifli âyetlerle unutulmazlar arasına katılmışdır (Resim 2). Tuhfe-i Hattâtîn isimli hat kaynağında (s. 97) Eyüb'deki Feridun Ahmed Bey (ö.1583) türbesine bitişik kabristanın kapısı dışında celî sülüsle "Âmentü billâhi" ile beraber kapı içindeki celî ta'lîkle yazılmış Farsça beytin de Hasan Üsküdârî hattı olduğunun, sözü sened kabul edilen kişilerden işitildiği belirtiliyor. Bahsedilen bu yazılar zamânımıza gelmiş değildir; hattatımızın başka bir ta'lîk hattı da bilinmemekdedir.

Hasan Üsküdârî'nin tesbit edilebilen on üç talebesi arasında Hâlid Erzurûmî (ö.1631'den sonra) ve İmam Mehmed Tokādî (ö.1642, bkz. 'atının Büyük İsimleri-3), hocalarının nâmını istikbâle taşıyan iki üstaddır. Üsküdârî hattatımız 1614 yılında vefat edince, Karacaahmed türbesi karşısında bulunan seddin köşesine defnedilmişdir. Kitâbesindeki Bursalı Hâşimî'nin şu târih manzûmesi Hâlid Erzurûmî'nin celî sülüs hattıyladır:

"Hüsn-i hattıyla Hasan Kâtib idi pür-hemtâ,

Yazdığı, Şeyh gibi cümle hadîs ü Kur'ân.

Hâşimî dâî dedi rıhletinin târîhini:

Üsküdârî Hasan'ın yâ Rab, ola yîri Cinan"

1023

Bu kabrin ve kitâbesinin serencâmını Üstad Necmeddin Okyay kendisine âid Tuhfe-i Hattâtîn nüshasındaki "Hasan Üsküdârî" maddesinin kenarına şöyle kaydetmiş:

"Hazret'in medfen-i mubârekleri yola kalb olunmakla, bir yevm-i mahsus tâyîn edilip, taşlarını Şeyh Hamdullah Efendi'nin hazîresine nakletmek üzere toplanılarak Karacaahmed Câmii civarına nakli düşünüldü. Bilâhare hazîre-i mezkûreye nakle muvaffak olunamadı. Kabir taşı da kırılarak iki parça edilmiş hâliyle; orada birçok zaman kaldıkdan sonra Selimiye Dergâhı Kütübhânesi arkasındaki hazîreye daha birçok zevâtın taşlarıyla birlikde getirilerek dikildi. Gerçi "nakl-i kubûr" ismi verildiyse de, bakıyye-i izâmı bulunamamışdır. O gün, İlmi Efendi, Kâmil Efendi, Hakkı Bey, Hulûsi Efendi, Hâşim Bey, Recâi Efendi, Dr. Süheyl Bey ve daha başkaları da vardı."

Bu îzâhatdan anlaşıldığı kadarıyla, 1916-1920 yılları arasında belirlenemeyen bir târihde gerçekleşdirilen nakl-i kubûra rağmen, Hasan Üsküdârî'nin kemik kalıntısı bugünkü Nuhkuyusu caddesinin Karacaahmed Câmiine yakın sâhası altında bulunmakdadır.

Hasan Üsküdârî'den haylı zaman sonra yaşayan bir adaşı daha vardır ve Hâfız Osman'ın talebesidir. Kendisi Sâni (ikinci) lakabıyla öncekinden ayrılır.

Resim 1: Hasan Üsküdârî'nin hicrî 980 (1572) tarihli nesih hattıyla bir kıt'ası.


Resim 2: Hasan Üsküdârî'nin Atik Vâlide Câmii'nin mihrab sofasına çini üzerine celî sülüsle yazdığı Âyetü'l-Kürsî.

Prof. Uğur Derman

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN