Arama

Bu adamın çırpınışlarını görmüyor musunuz?

Bu adamın çırpınışlarını görmüyor musunuz?

Daha önceki yazılarımızda yeni bir küresel savaş öncesi durumun yaşandığından, liderlerin de ya bu savaşı önleme turları ya da eğer çıkarsa bu savaşta kendisine müttefik bulma arayışları içinde olduklarından bahsetmiştik. Sadece liderlerin eskisinden çok daha seri ve çok daha değişik ülkelere yapmış oldukları seyahatleri izlemek bile bunu anlamak için yeterli olacaktır.

Allah, Sayın 'a büyük kolaylıklar versin. İçeride bir sürü fitne ile uğraşırken aynı zamanda dışarıda da mücadele ettiği saldırganlıklardan 'yi muhafaza etmeye çalışıyor. 13 Kasım 2017'de 'de yaptığı görüşmenin üzerinden on gün bile geçmeden 22 Kasım'da 'le tekrar görüşecek. Durumun ciddiyeti buradan bile anlaşılır. Dünya siyasetinin iki önemli lideri olan da Putin de vakti bol kişiler değildir. Bu kadar yoğun liderleri 9 gün içinde görüşmeye mecbur eden etkenleri bir düşünün, durumun vahametini anlayın ve ona göre Sayın Erdoğan'a nasıl destek olabilmeye gücünüz yetiyorsa o şekilde taşın altına elinizi koyun. DURUM ŞAKA DEĞİL. Dünyanın en önemli iki lideri 9 gün içinde neden ikinci kez bir araya gelmek zorunda kalır, lütfen durun ve düşünün?

Bu noktada da Sayın Erdoğan'ın bir bakıma ülkesi için yapmış olduğu ÇIRPINIŞLARI artık görün lütfen. Sayın Erdoğan ülkesinin etrafını, öncelikle bir terör koridoru ile kuşatmaya kalkan lanet saldırılardan ve aynı lanetlikte içeride oluşturulacak iç kışkırtmalardan kurtarmak için bir oyana bir bu yana koşturuyor. 13 Kasım'da Soçi'den Kuveyt'e, oradan Katar'a oradan da tekrar Rusya'ya olacak şekilde 9 günde 4 yurtdışı seyahati yapmak zorunda kalıyor. Ya terör koridoruna ya Güneyden yapılacak bir saldırıya ya da içeriden ve dışarıdan çıkarılacak(şu sıralarda Atatürkçü-Muhafazakâr ve ZARRAB üzerinden Amerika merkezli ) iç ve dış çatışmalara ve fitnelere maruz kalacağız. Bunların adımları hızla atılmaktadır. Toynbee'nin dediği gibi güçlenme sürecindeki Türkiye'yi şimdi durduramazlarsa bir daha hiç durduramayacaklarını çok iyi biliyorlar. Bu yüzden ellerinden geleni yapıyorlar.

Bu noktada ne olup bittiğini daha iyi anlayabilmek için adeta savaş öncesi son hazırlıkların yapıldığı görüntülerini hatırlatan liderlerin bitmek bilmeyen görüşme turlarının yapıldığı Uluslararası resme bir bakalım. Acaba, kim kimle nasıl bir yakınlaşma ve hesaplaşma içerisindedir.

Öncelikle bu yakınlaşma ya da hesaplaşma sürecinde ortaya çıkan ve her an değişebilecek olan ŞİMDİKİ bloklaşmış yapıya bakalım. ŞU AN için dünya 3 bloka ayrılmış durumdadır.

A. İngiltere, Çin, ABD(Küreselci yani Trump'ın olmadığı), AB(Almanya'nın olmadığı)
B. İsrail, ABD(Trump ABD'si), Suudi Arabistan(Trump Suudu yanına çekmek için çok uğraşıyor)
C. Türkiye, Rusya, İran

Peki, bu bloklaşma içindeki ülkelerin, süreçten beklentileri nelerdir.

İNGİLTERE:
1.İran'la nükleer anlaşmayı devam ettirmek pahasına Demir-İpek Yolunu Faaliyete istiyor.

2.Trump ABD'si ile çatışma halinde.

3.Planlarını baltalayan Rusya'dan rahatsız

Çin,
İngilizlerin yedeğinde ABD'nin yerini alacağı vakte kadar İngilizlerin bir dediğini iki etmiyor.

Almanya,
Merkel açık gündemle küreselcilere, gizli gündemle Alman Milliyetçiliğine hizmet ediyor.

B. İsrail,
Kızıldeniz'den Akdeniz'e bir kanal açıyor. Demir-İpek yolu faaliyete geçerse bu kanal boşa çıkacak. Bir de bu nedenle İran'ı durdurmak istiyor.

ABD,
Küreselizmin kendisini hedef aldığını biliyor ve Süper güç olarak kalmaya devam etmek için çaba sarf ediyor.

İran, Irak ve Türkiye'den sonra Ortadoğu'da kaybettiği ittifak zeminini Suudi Arabistan'la yeniden yakalamak istiyor.

C. Türkiye:
Türk-akımı, Demir-İpek Yolu, Üçüncü havalimanı gibi büyük projelerle kaynaklarını arttırmaya çalışıyor.

Rusya,
Akdeniz'de var olmak Karadeniz'de de güvende olmak ve sorunsuz bir şekilde AB'ye gaz satıp para kazanmak istiyor.

Bu hesaplaşma içindeki ülkeler ve bu ülkelerin beklentileri daha detaylı yazılabilir ama yerim bu kadar. Allah ülkemizi muhafaza etsin ve göstere göstere ülkesine karşı MAŞA olarak kullanılacak işbirlikçilere akıl ve vicdan versin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN