Arama

Buna hiçbir kardeşim sevinmesin

Buna hiçbir Kürt kardeşim sevinmesin

Yanında varsa kardeşim, otur ağla. boyunca bir bak, Katili bu kavim tek bir millete destek olmuş mu. Bir tane mazlum milletin derdine çare olmuş mu. Şu an yanında olan bu 'in, halen senin ilk kıblen Mescid-i Aksayı işgal altında tuttuğunu unuttun mu yoksa? Ya da senin ilk kıblen, (namusun yani) Mescid-i Aksanın Siyonist işgali altında olması seni üzmüyor mu? Eğer üzmüyorsa otur ağla. Bu işgal seni neden üzmüyor diye. Senin Peygamberin burada bütün peygamberlere namaz kıldırdı. Miraca buradan çıktı.

Yanında bir düşmanla birlikte olduğunu sana anlatmaya çalışıyorum Kürt Kardeşim. Bu örnekler sana vız mı geliyor. Ruhunda vicdanında hiç kıpırtı yapmıyor mu? Hala yanındaki Siyonist'ten korkmuyor musun? Gözünü ney bürüdü senin? Bir Siyonist sana dostum demişse, senin felaketin yakın demektir. Tarih boyunca bir tek millete bile faydası olmamış bu Siyonistlerin, sana mı faydası olacak?

Tüm uyarılara rağmen 2017'de yaptığın bu referandumun sana bağımsızlık getireceğini mi zannediyorsun. , , Irak engellerinden kurtulup bağımsız olsan bile asıl kurt, Siyonistin eline düşeceksin. ve kardeşlerinden sana zarar gelmez. Sana zarar gelecek tek taraf bu Siyonistin olduğu taraftır. Bu bağımsızlık oyununa Irak'ta, İran'da, 'de ve Türkiye'de hiçbir Kürt kardeşim sevinmesin. Hemen bu oyunu terk etsin. Çünkü bunun sonucu büyük felaket.

Biliyorum, büyük bir ihtimalle bana inanmıyorsun. Tamam, bana inanma ama kendi hayrın, kendi milletin ve Müslümanlar için yanındaki Siyoniste de inanma ne olur. Felaketin bunun elinden olacak. Kime inan biliyor musun sevgili kardeşim. Tarihe inan. İnsanların, Milletlerin vermiş oldukları sözler gerçekleşmeyebilir, yalan çıkabilir ama Tarih seni yanıltmaz. Çünkü Tarih, gerçekleşmiş ve tamamlanmıştır. Her şey gözle görülmüş, ispatlı şahitli bir şekilde yaşanmıştır. Kimse yaşananların tersini söyleyemez, çünkü milyonlarca şahidin gözünün önünde vuku buldu her şey. Bir kişi herhangi bir işe gireceği zaman ondan özgeçmiş isterler. Yani tarihini isterler. İhaleye girmiş firmalardan daha önce yapmış oldukları faaliyetlere dair iş bitirme belgeleri isterler. Yani tarihlerini merak ederler.

Çocuğunuzu evlendirecekseniz, damat ya da gelin adayının hemen geçmişine bakarsınız. Size verdikleri sözlerle yetinmezsiniz. İlk tanıştığınız bir insanın da geçmişte bu nasıl bir hayat sürmüş diye tarihini merak edersiniz yine. Bugüne kadarki yaşantısı nasıl geçmiş diye onun hakkında araştırma yaparsınız. Onun size kendini tanıtıcı sözlerini dinlersiniz ama bunlarla yetinmezsiniz. Size karşı konuştukları ile yaptıkları birbirini tutuyor mu diye hemen geçmişte yaptıkları işlere yani yine tarihine bakarsınız. Yani tarih size muhatabınızın nasıl biri olduğu hakkında muazzam örnekler verir.

Neredeyse her alanda tarihin hakemliğine başvururken, bağımsızlık adına sizi ateşe sürükleyen bu siyonistin tarihini neden sorgulamıyorsunuz? Bu siyonistin sözlerine, vaatlerine nasıl bu kadar kanabiliyorsunuz? Bu ne kadar tehlikeli bir yoldur. Bu Siyonist geçmişte Müslümanları defalarca kandırdı, sonra da ateşler içinde kavurdu. Siz buna nasıl inanıyorsunuz?

1908'de Sultan II. Abdülhamit devrildiğinde Hürriyet geldi, istibdat bitti diye sevinen, bayramlar edinen İttihatçıların kandırdığı başta Balkanlar olmak üzere tüm Osmanlı halkı, bu sevincinin bedelini çok geçmeden 6 yıl sonra Koca Osmanlı'nın yıkılışı ile ödemişti. Büyük Arnavutluk kurulacak diye Osmanlı'ya ayaklanan güya tıpkı şimdi Kuzey Irak'ın bağımsız olması gibi bağımsız olan Arnavutlar, bağımsızlık adına aslında kendilerini yüzyılı yanacak bir ateşin içine atmışlardı.

Bu, güya bağımsızlığın peşinden Sırp, Bulgar, Yunan, Avusturya, İtalya işgalleri gelmiş, Bağımsızlığına kavuşan Arnavutlar 6 devlete parçalanmış ve yüzyıl boyunca esaret altında yaşamışlardı. Yine güya bağımsızlık peşinden koşup Osmanlıya isyan eden ve Müslüman kardeşlerinden ayrılan Araplar da Batılıların tayin ettiği yöneticilerle onlar da esaret hayatı yaşamıştı. Süslü vaatlerle tahtlara çıkartılan onlarca Arap Kralı hayatlarını esrarengiz cinayetler, kanlı suikastlarla kaybetmişti. Arnavutlara ve Araplara vaad edilen Büyük Arnavutluk ve Büyük Arabistan hiçbir zaman gerçekleşmemişti. Araplar ve Arnavutların Türklerden kopartılmasıyla Müslümanlar zayıflamış, Araplara ve Arnavutlara vaad edilen büyük büyük krallıklar bir türlü kurulmamıştı.

Şimdi sevgili kardeşim Araplara, Arnavutlara atılan yalanlar şimdi sana atılmaktadır. Arapların ve Arnavutların kopartılmasıyla Müslümanlar nasıl zayıflatılmışsa şimdi de senin kopartılmanla Müslümanlar bir kez daha zayıflatılmaktadır. Buna fırsat verme kardeşim. Müslümanları zayıflatma. Eğer fırsat verirsen, Müslümanları öldürmeye, büyük parçadan kopartılarak zayıflatılan yapı olarak ilk senden başlayacaklardır. Müslümanları zayıflattığın için ve güya bağımsız olduğun için bağımsız ülkenin içişlerine karışılamaz ilkesi sebebiyle Müslüman kardeşlerin sana yardım edemeyecek.

Bunları nerden mi biliyorum. Tarihe bak sevgili kardeşim. Devlet, bağımsızlık ve kopma hareketleriyle zayıflatıldıktan sonra Osmanlı kendini zayıflatan ne ARAPLARA ne de ARNAVUTLARA YARDIM EDEMEDİ. Çünkü onlar, güya bağımsız devletlerdi. Osmanlı yardım etmeye kalktıkça, güya bu bağımsız devletlerin içişlerine karışıyor yaygarası çıkardılar. Ve bu kardeşlerimiz, Siyonist, Sırp, Bulgar, Avusturya, İtalyan saldırılar karşısında yüzyıl boyunca inim inim inlediler ve Osmanlı bu vahşeti durdurmak için onlara kendi topraklarını açmaktan başka hiçbir şey yapmadı. Yapmayın Sevgili Kardeşim. Size de aynısı olacak, gözlerimizin önünde Siyonist seni bir bir yutacak güya bağımsız devletin içişlerine karışamazsın diye engelleneceğiz ve size yardım edemeyeceğiz.

Ne olur, gel yol yakınken geri dön. Arnavutlara, Araplara verilmeyen büyük krallıklar sana da verilmeyecek. Parçalanmış halde güçlü devletlerin oyuncağı haline geleceksin.

Biliyorum, bana inanmıyorsun, Eyvallah inanma ama lütfen Siyoniste de inanma. Ne olur tarihe bak. Tarihe bak. Yazık, çok yazık.

Prof. Dr.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN