Arama

Tarih sona mı erdi 6

Tarih sona mı erdi 6

Perşembe Günü'nden Devam

DAEŞ'in yaptığı Kilis saldırıları sırasında bizzat kendi yaşadıklarımız, yukarıda nasıl işlediğini anlatmaya çalıştığımız Batının sistemini net bir şekilde örnekleriyle ortaya koymaktadır.

Tüm Dünya'da ve ne yazık ki kendi ülkemizde bile DAEŞ'i 'nin beslediği, güçlendirdiği iddiaları ortaya atıldı. Bu iddialar o denli güçlü bir şekilde ortaya atıldı ki biz bile bunların yalan olduğunu bir çırpıda söyleyemedik. Herkes kendi zihnini bilir. Lütfen zihinleriniz sorgulayın, gözden geçirin. DAEŞ'in Türkiye tarafından desteklendiği iddiaları en azından Türkiye'de çok önemli kesimin zihninde bu şekilde yer bulmadı mı? Zihinlerimizde Batının oluşturduğu bu yalana ilişkin tereddütlerden kurtulabildik mi?.

Hatta başta FETÖ ve onunla işbirliği içindeki Medya olmak üzere basın yayın kuruluşları bile kendi ülkemizde Türkiye'yi suçlayan iftira yayınlar yapmadılar mı? DAEŞ'i üreten, besleyen, güçlendirenlerin onlar olmasına karşılık, bu suçların tamamını Türkiye'ye yıkmadılar mı. 2016 seçimlerinde ABD Başkanı olan 'ın, başkan olmadan birkaç ay önce kamuoyuna açıkça "DAEŞ'i Obama'lar, 'lar kurmuştur" demedi mi? Bunun üzerine 'a daha sonra sözlerini geri aldırtarak, kendilerine olan güveni yeniden sağlamadılar mı? Başta Türkiye Medyasi ve muhalefeti olmak üzere suç Türkiye'ye yıkılmadı mı?

En azından gözümüzün önünde cereyan eden DAEŞ'i Türkiye'nin kurup-güçlendirdiği iftirasının nasıl gerçeğe dönüştürülmeye çalışıldığına bu şekilde tanık olmadık mı? İşte tüm Dünya'da da aynı bu şekilde olmaktadır. Saldırgan olan Batı, saldırdığı her yerde kurmuş olduğu bu zengin düşünsel alt yapı ile kan döken tarafın bizzat kendisi olmasına rağmen kendini bütünüyle temize çıkarabilmektedir.

Suç, saldırdığı zavallı ülkenin sırtına yüklenmektedir. Bu sebeple de tüm Dünya'da devam eden kanlı saldırılar süreçlerinin asıl suçlularının Batılılar olmadığı, saldırıların yaşandığı ülkelerin yöneticileri olduğu düşüncesi doğruluk kazanmaktadır.

Öte yandan gözümüzün önünde halen devam etmekte olan I. ve II. Dünya Savaşlarına denk saldırı, işgal, sürgün, katliam, soykırımlar yaşanmasına rağmen bu vahşetlerin farkına varılamamasının bir başka sebebi daha vardır. Bu da; yavaş yavaş olması sebebiyle bizim de zihnimizde bu saldırıların bir silsile, bir süreç değil de tek bir hadise, sadece bir bölgeye has bir saldırı olduğuna ikna edilmemiz sebebiyledir.

Yavaş yavaş ve zamana yayılarak yapılan bu saldırılar Batılılarca, sadece sınırlı bir bölgeye has ve sınırlı bir zaman içinde, tek bir saldırı olduğu haberi yayılıyor ve biz de bu haberlere inanıyoruz. Bize söylendiği gibi bu sınırlı bölge ve zamanda sorun çözülünce her şeyin düzeleceğini zannediyoruz ve süreci izlemekten kopuyoruz. Halbuki hiçbir şey düzelmeyecek. Saldırılar devam edecek. Her şeyin düzeleceğine olan inancımızın sebebi de bize sınırlı zaman ve sürede olduğu yalanı atılan saldırılar sürecini takip etmememizdir.

Halbuki bunun yalan olduğunu anlamak hiç zor olmayacaktır. Sadece saldırıların sınırlı zaman ve sürede yaşandığı iddia edilen bölgeleri unutmadan takip etmemiz, bize tüm gerçeği verecektir. Sınırlı zaman ve mekan da olduğu yalanı atılan saldırıların yaşandığı tüm bölgeleri alt alta yazıp resme bir de öyle bakmamız, bu saldırıların sınırlı zaman ve mekanda olmadığını gözlerimizin önüne serecektir.

Yapacağımız şey çok basit aslında. Sınırlı zaman ve mekanda yaşandığı iddia edilen yerleri alt alta yazmak ve karşısına geçip hepsine birden bakmak. Bunu yapmak yeterli olacaktır. Bunları alt alta yazınca karşımıza çıkan resmin hiç de öyle sınırlı zaman ve mekanda olmadığını göreceğiz. Sadece, sınırlı bir zaman ve mekanda yaşanan tekil saldırıları o haliyle bırakıp unutursak, bir önceki ve bir sonrakiyle birleştirmezsek saldırıların sürekliliğini asla göremeyiz.

Batılıların zaten mükemmel-medeni insanlar olduklarına dair bize inandırılan düşünce sebebiyle asıl faillerin yine Doğulular olduğuna inanmaya devam ederiz. Batılıların yaptığı katliamlar da bir yandan devam eder. Asıl katili bir türlü yakalayamayız.

Prof. Dr. Ebubekir SOFUOĞLU

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN