Arama

Siyonistin Anladığı Dil

Siyonistin Anladığı Dil

Siyonist diye kullandığım bu kelimeyi okurlarım İnşallah yanlış bulmazlar. Bir Müslümana göre hakaret şeklinde kullanılabilen bu kelime bir Siyonist için iltifattır. Bir Siyonist ona Siyonist demenizden çok hoşlanır. "Siyon dağında Süleyman Mabedini yeniden inşa etme" hedefinin bir kelimeye dökülmüş bu halinden asla rahatsız olmazlar. Hatta İsrail'de Siyonizm adına parti bile var.

Siyonist'i insanlık adına söyleyebileceğiniz hangi değer olursa olsun asla ilgilendirmez. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, Uluslararası hukuk, demokrasi vs vs artık sizin aklınıza ne geliyorsa hepsini yazın doldurun. Bunların hiç biri bir Siyonistte zerre kadar kıpırdamaya neden olmaz. Bir kez, bir Siyonist, değil Müslümanların, kendilerinden başka insanlığın tamamının insan olduğunu da düşünmez. Ona göre sadece Yahudiler insandır. Allah, sadece Yahudi'yi insan olarak yaratmıştır, bir Siyonist'e göre. Daha sonraki ele alacağımız bir yazımızda onların Kutsal Kitabı TALMUD'da bu konudaki ayetleri de yazacağım İnşallah. Bundan dolayı, bir Siyonist insanlık adına söyleyeceğiniz her konuda Yahudi'yi dikkate aldığı için, sizin bu ifadeleriniz onda zerre miktarı kaygılanma bile oluşturmayacaktır.

Peki o halde bir Siyonist hangi dilden anlar. Onun anlayacağı dil, ona hatırlatacağınız korkularıdır. Masum hiçbir kimseye zulmetme, onu öldürme gibi bir niyet içinde değiliz ama bir Siyonist, kendisinin ne denli güçlü olduğunu bilir ya da sizi, kendisinin güçlü olduğu konusunda çoktan ikna etmiş durumdadır zaten. Bunu söylerken de sözü "bizi yanıltıyorlar, aslında Siyonistten güçlüyüz" demeye getirmiyorum.

Sadece "durum, onların anlattığı yani bizi korkuttukları gibi değildir, yani biz onlardan zayıf değiliz" demeye çalışıyorum. Yani, aslında, bize yaptıkları gibi onlara korkularını hatırlatabiliriz. Bu hatırlatmayı da birçok alanda yapabiliriz. Bu bağlamda onlara korkularını hatırlatacağımız en önemli alan, Dünya Ticaretinde kaybedecekleri PAZARLARI'dır.

Hiçbir Siyonistin asla riske girmek istemeyeceği şey, mallarının satılmaması, pazarlarda alıcı bulamaması, ciro kaybetmesidir. Bir "ciro kaybının ne demek olduğunu" esnaf olan okurlarım çok iyi anlayacaktır. Esnaf olmayanlar da bir esnafa lütfen sorsunlar;

MESELA 3 GÜNLÜK SIFIR CİRO, BİR ESNAFIN TİCARETİNDE NASIL BİR ETKİ YAPAR.

Lütfen bu soruyu esnaf yakınlarınıza bir sorun. Bakın size ne söyleyecek. Ciro kaybı, esnafın ödeme dengesini allak bullak eder. Ağzının tadını kaçırır, moralini sıfıra indirir, huysuzlaştırır, çevresine kırıcı olur. Ciro kaybı sebebiyle, esnaflardaki bu davranış örneklerine şahit olanlarınız bile vardır. Aynı şekilde Siyonistlerin Mallarına Dünya çapında yapılacak boykot, onların uykularını kaçıracaktır.

Ciro kaybı yaşayan Siyonist, SÜRATLİCE, SİZİN İSTEDİĞİNİZ SINIRLARA KESİNLİKLE GERİ ÇEKİLECEKTİR.

Bu sınırlara kesinlikle çekilir ama kindardır. İlk fırsatta intikamını almaya da çalışır. Sen fırsat vermezsen de alamaz. Bu boykottan korktuğu için de propagandistlerince tüm Dünyaya, onların mallarına yapılacak boykotun hiçbir işe yaramayacağına dair mesajlar yaymaktan geri durmazlar.

Sadece benim alacağım bir deterjan mı etkili olacak

Başka alacağımız mal mı var

Müslümanlar da öyle kaliteli mallar üretsin alalım

Bunlar, öyle iddia edildiği gibi Yahudi malı değil

Bu boykot ne kadar sürecek ki

Kimse boykota katılmaz ki

Türünden açıklamalar yaptırırlar. Ne olursa olsun, kesinlikle katlanamayacakları en büyük korkuları, karşılaşacakları BOYKOT'tur. Şu an kendi kamuoylarında tartışmaya başladılar bile. Çok uluslu şirket sahibi Siyonistler, radikal Siyonistlere ateş püskürüyorlar.

Yine böyle kuduz köpek gibi saldırdıkları 2008 yılı Gazze Saldırıları sırasında, Dışişleri Bakanlığı da yapmış olan Tzipi Livni'nin basın toplantısını onların gazetesi Jerusalem Post'ta okumuştum. Yapmış olduğu basın toplantısında Tzipi Livni;

"İSRAİL MALLARINA UYGULANAN BOYKOT TAHAMMÜL EDİLEMEZ BOYUTLARA ULAŞMIŞTIR"

şeklinde beyanını okuduğumu bugün gibi hatırlıyorum. Normalde, İsrail mallarına uygulanan boykot tahammül edilemez boyutlara ulaşsa bile bu açıklamayı yapmaması gerekir. Çünkü bu açıklamayı yaparsa, Müslümanlara, "hedefinize ulaştınız, doğru yoldasınız" şeklinde moral de vermiş olabileceğini ben de biliyorum o da biliyordur.

Buna rağmen, İsrail mallarına uygulanan boykot tahammül edilemez boyutlara ulaşmıştır açıklaması yapmışsa (ki yaptı ve ben de okudum) demek ki durum onlar için gerçekten kabul edilemez sınırlara ulaşmıştı.

Yine bu konuda bir hatıramı anlatarak devam edeyim. O sırada kullandığım ve Siyonist malı olduğunu düşündüğüm tıraş jiletini değiştirmek için market görevlisine; "Yabancı malı veya Yahudi Malı olmayan yerli malı jilet markası hangisidir" diye sorduğumda, o da bu soruyu neden sorduğumu sorunca ben de "onların mallarını satın almak istemiyorum cevabını" verdim.

Bunun üzerine market görevlisi, "ya herkes böyle yapıyor, aslında Yahudi olduğu zannedilen mallar, onların değil ki" türünden açıklama yapınca bir miktar memnun olmuştum. Demek ki millet doğru yolda. Hangi boyutlarda bilmiyorum ama Siyonistlerin Mallarını almak istemeyenlerin sayısı az değil diye sevindim.

Şimdi sıra bizde, lütfen Siyonistlerin mallarını almayın. Benim sadece kullandığım araba markası yabancı. Yerli araba çıksın, onunla değiştireceğim İnşallah. Belki fark etmediğim 1-2 mal yabancı dışında(Türkiye'de yerli üretimi yoksa) Aklınıza gelebilecek kullandığım her cihaz yerli malıdır.

Şahıs olarak belki şu an İsrail'i durduracak gücümüz yok ama BUNLARIN MALLARINI ALMAMAYA GÜCÜMÜZ YETER. Hiç olmazsa bunu yapalım. Bunu da yapamıyorsak yüreğimizi şöyle bir gözden geçirelim. Bizde kuvvetli bir sorun var demektir. Kalitesiz de pahalı da olsa yerli malını tercih edelim ve bir daha hiç bırakmayalım. Ben de öyle yapıyorum.

Siyonistlerin anladığı bir diğer dil de DÜNYA ve TÜRKİYE ÇAPINDA YAPILAN GÖSTERİLER'dir. Bunu anlatmak için yerim doldu. Eğer gündem olağanüstü bir şeyle değişmezse, Perşembe günkü yazımda da ona değineceğim İnşallah.

Prof. Dr. Ebubekir SOFUOĞLU

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN