Arama

Ey Doğu aydını! Korkmayı ne zaman bırakacaksın

Ey Doğu aydını! Korkmayı ne zaman bırakacaksın

Vaktiyle Sevgili Dostum Zeki Çalışkan bir kıssa anlatmıştı. Sanırım çok bilinmeyen bir kıssa da değildi bu. Muhtemelen birçoğunuzun bildiği bir kıssa da olabilir şimdi aktaracağım bu kıssa. Son derece anlamlı bulduğum için anlatmak onun üzerinden de bir şeylere dikkat çekmek istedim.

Kıssa bu ya! nasıl olduysa bir Kartal yumurtası yuvarlanarak tavuk yumurtaların olduğu bir yere ulaşmış. Tavuk civciv olmasını beklediği yumurtaları arasında yer alan bu yumurtayı fark etmiş ama yadırgamamış onu da altına alarak onun da civcive dönüşmesine yardım etmiş. Sonunda yumurtalar kabuklarını kırıp Civcive dönüşmüşler, bizim kartal yumurtası da doğal olarak civcivlerden farklı olarak o da yavru olarak onların arasına katılmış. Onlarla büyümeye başlamış, onlar gibi davranmaya alışmış. Bir gün bu kartal yavrusu, doğan, kartal gibi yırtıcı kuşları gördüklerinde kaçışan tavuklar gibi kendisinin de kaçtığını düşününce bu durumu kabullenememiş. Kendi kendine söylenmiş;

Hadi bunlar tavuk. Bana ne oluyor! Ben neden kaçıyorum hem de hemcinsim olan Kartalı da gördüğümde neden korkuyorum.

Kendi kendisine sorduğu bu sorusunun cevabını bulması çok zaman almamış: Tabi ki tavuklarla yaşayınca onların korkularını da benimsediği için onlarla birlikte kaçıştığını hemen çözmüş. Hayatı tavuklarla geçtiği için fiziken Kartal olmasına rağmen tavuklar gibi tepki vermeyi içselleştirmiş, kabullenmiş, benimsemiş, meleke haline getirmiş.

Komplo teorisi uzmanı?! Aşağılık kompleksli Doğu Aydınının bu örneğimi arabesk bulacağına eminim. Tanzimattan beri bu komplo teorisi uzmanı?! Aşağılık kompleksli doğu aydınları 200 yıldır toplumumuzu tavuk gibi Batıdan korkar halde tutmuşlar. Kartallar gibi tarihi geçmişi olan, bu meyanda büyük işler yapan bu toplumu hep küçük kalmaya zorlamışlar. Bu aydınlar kendi toplumlarını böylece sürekli ezik, hareketsiz, teşebbüssüz, denemekten korkar halde tuttular.

Sadece Şanlı Tarihi arka planımıza bakıp, "Neden olmasın, biz de yaparız" şeklinde bir motivasyonla asla konuşmuyorum. Evet motivasyonumun bir kısmında bu da var ama "Neden olmasın, biz de yaparız" şeklindeki düşüncemde başka verilerim de var.

Evet, belki biz geçmişteki ecdadımız gibi henüz Kartal seviyesinde değilsek ama asla tavuk konumunda da değiliz. Bu çerçevede Batı da Kartal değil. Ne biz eski zayıflığımızdayız ne de Batı eski gücünde.

Doğu aydını kendi toplumunun kafasına kafasına 200 yıldır Cemil Meriç'in deyimiyle "Sen bir az gelişmişsin" balyozunu vurmaya devam ettiği için yükseldiğimiz güçlü noktayı bir türlü göremedik, tahlil edemedik.

"Ya acaba güçlenmiş miyizdir acaba bile diyemedik".

Hep aşağılık bir garantiye oynadık.

Evet " sen bir azgelişmişsin" dedik durduk kendi kendimize.

Hep böyle kendi kendimizi aşağıladığımız için de GERÇEKTEN DE VAR OLAN POTANSİYELİMİZİ GÖREMEDİK.

Öte yandan bu başlığı atarken de asla, lüzumsuz cesaretiyle Osmanlı Devletini I. Dünya Savaşına sürükleyen Enver Paşa gibi davranılmasını tavsiye etmedim. Bu başlıkla aslında, ortada iki tane alternatif yok demek istiyorum. Yani ya aşırı korkaklık, ya da aşırı cesaret şeklinde sadece iki alternatifimiz yok. Bu ikisinin arasında da yapılacak birçok alternatif var.

Bir kez hala korkmamızı gerektirecek GÜÇLÜ BİR BATI YOK karşımızda. İkincisi de BİZ DE ESKİSİ GİBİ ZAYIF DEĞİLİZ.

Bunları yazarken de kuru cesaret mi aşılamaya çalıştığımı düşünüyorsunuz?

Asla değil.

Bu korkak tutum;

"Potansiyelimizin kullanılmasına mani oluyor. Bu da GERÇEKTEN POTANSİYELİMİZ VARKEN, tavuklar gibi yaşamaya devam etmemize sebep oluyor. Batı da en azından şu an asla sahip olmadığı güçlü vehmiyle 200 yıldır rahatlıkla korkuttuğu toplumu korkutmaya devam ediyor".

Derdim bu, artık eskisi gibi zayıf değiliz ve bu tutukluktan kurtuluyoruz Elhamdülillah. İşte bütün dert de burada başlıyor. Anadolu tabiriyle "darasını aldığımız Batı" kendisinden eskisi gibi korkmadığımızı ve bundan sonra da bizi eskisi korkutamayacağını anladığı için blöf üstüne blöf yapıyor.

Türkiye, bu blöflerin hiçbirine eyvallah demediği için Batı, tükürdüğünü yalamaya devam ediyor. İsterseniz, bize eskisi gibi güçlü olduğu korkusunu devam ettirmeye çalışan Batının bizim ataklarımız karşısındaki çaresizliklerine birkaç örnek verelim.

  • Cerablus Operasyonunu yaptık. Batı, tüm tehditlerine rağmen bize bir şey yapabildi mi? Yapamadı.
  • Almanları İncirlik üssüne sokmadık, boşaltırız diye rest çektiler.

Ne dedik! Durduğunuz kabahat.

Gittiler mi. Henüz değil.

Hala kapımızı aşındırmaya devam ediyorlar mı? El Cevap: Evet.

  • Tüm engellemelere rağmen TANAP, TÜRK AKIMI, DEMİR İPEK YOLU projeleri yürüyor mu, engelleyebildiler mi? Koskocoman bir HAYIR.

Daha çok örnek sıralayabilirim. Yeter artık ne olur korkmayın.

BU ANLAŞILDI ARTIK. BATI BİZE HİÇBİRŞEY YAPAMAZ

Batının zayıfladığını, Türkiye'nin güçlendiğini hala görmekten aciz Ey cahil doğu aydını, cehaletinin bedelini toplumuna ödetme. Köprünün altından sen uyurken çok sular geçti. Artık kendi toplumunu haksız bir şekilde aşağılamayı bırak.

Böyle devam etmekle güç devşireceğin potansiyellerini göremiyor, bunları bir bir Batıya kaptırmaya devam ediyorsun ya da yanlış oldu

BÖYLE DEVAM EDERSEN ESKİDEN DE OLDUĞU GİBİ BUNLARI BATIYA KAPTIRIRSIN!

UYAN ARTIK!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN