Arama

Dini Hizmetlerin İfası, Yüksek Din Öğretimi ve İlahiyat Lisans Tamamlama Programları/ İlahiyat Programları

Dini Hizmetlerin İfası, Yüksek Din Öğretimi ve İlahiyat Lisans Tamamlama Programları/Açık Öğretim İlahiyat Programları

Geçen yazımızda belirttiğimiz gibi iki amacı vardır: Dini düşüncenin yaşanan güncel hayatla, sosyo-ekonomik gelişmelerle, insanlığın bilgi boyutunda katettiği ilerlemelerle sağlıklı ve dengeli ilişkisini kurmaktır. İkincisi ise dini hizmetlerin ifasıdır.[1] Birinci amaç üzerinden İLİTAM programlarının bu alandaki durumunu analiz etmiştik.[2]

Yüksek din öğretiminin ikinci temel amacı dini hizmetleri yerine getirecek insan kaynağının yetiştirilmesidir. Günümüzde bu hizmetler, dini bilgilerin aktarılması, ibadetlerin yerine getirilmesi, Kur'an-ı Kerim'in öğretilmesi, 4-6 yaş erken çocukluk dönemi din eğitimi ve manevi danışmanlıktır. 'de son derece yeni bir hizmet türü olan manevi danışmanlar, dini temeller üzerinden psikolojik destek sağlayarak bireylerin ölüm, yalnızlık, hastalık, yakınlarını kaybetme, hapse düşme gibi zorlu sorunlarla başa çıkmalarında yardımcı olmaya çalışmaktadırlar. Bu amaçla müftülük, vaizlik, imamlık, Kur'an kursu öğreticiliği, dini yayın hizmetleri (TV, radyo, internet, gazete vb.) üzerinden de hizmetler yapılmaktadır. Bu hizmetlerin çoğu tarafından yürütülmektedir.

Dini hizmetlerin her biri farklı yeterlik ve yetkinlikler gerektirmektedir. Yetişkinlere yönelik Kur'an kursu öğretimi için yetişkin eğitimi pedagojik becerilerine sahip olmak gerekir. 4-6 yaş dönemi din eğitimi için okul öncesi pedagojik beceri ve yetkinliklere sahip olunması gerekir. Manevi danışmanlık için ise hem dini bilgide yetkinlik, hem de psikolojik danışmanlık alanında yetkinlik sahibi olmak gerekir.

İmamlık ve vaizlik yapabilmek için İslami ilimlerin yanında toplumun yapısındaki dönüşümler, bu dönüşümlerin bireylerde oluşturduğu psikolojik etkiler hakkında yeterli bilgiye ve etkili iletişim ve sosyal becerilere sahip olmak gerekir.

Türkiye'de din eğitimi veren diğer bir kurum, 'dır. Bu eğitimler temelde iki gruba ayrılmaktadır. Birinci grupta verilen eğitimler, orta öğretimde zorunlu olarak verilen "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" dersleri, seçmeli olarak verilen "Kur'an'ı Kerim", "Peygamberimizin Hayatı", "" ve "İkinci Yabancı dil (Arapça)" derslerinden oluşmaktadır.

İkinci grupta yapılan eğitimler ise imam hatip okullarındaki meslek dersleridir. Bunlar, zorunlu dersler olarak; "Arapça", "Mesleki Arapça", "Akaid", "Dinler Tarihi", "Fıkıh", "Hadis", "Kelam", "Siyer", "Hitabet ve ", "Tefsir", "Temel Dini Bilgiler" ve "İslam Kültür ve Medeniyeti"; seçmeli dersler olarak ise; "Arapça Metin Mükaleme", "Din Musikisi", "Hüsn-i Hat", "Fıkıh Okumaları", "Hadis Metinleri", "İslam Ahlakı", "İslam Tarihi", "İslam Bilim ve Düşünce Tarihi", "Kur'an Okuma Teknikleri", "Mesleki Uygulama", "Tefsir Okumaları", "Tezhip" ve "Ahlak ve Tasavvuf Kültürü" derslerinden oluşmaktadır.[3]

Bu eğitimlerde alan bilgisi dışında, etkin sınıf yönetimi, öğrencileri motive edebilme, eğitim planlaması, etkinlik temelli öğretim gibi öğretmenlik mesleğinin pedagojik yetkinliklerinin de verilebilmesi gerekir.

***

Dini eğitim ve hizmetlerin gerektirdiği bu beceri, yetkinlik ve yeterlilikleri göz önüne alınarak İLİTAM ve Açıköğretim İlahiyat konusunun yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

***

Örgün veya Açık olsun tek bir tür programdan tüm bu mesleki yeterliklerin bekleniyor olması elbette ciddi bir açmazdır. Fakat bu sorun başka bir yazının konusu olabilecek boyutta olduğu için burada sadece değinilmekle yetinilecektir.

***

Yukarıda bahsedilen alanlarda mesleki bilgi dışındaki yeterlilik, yetkinlik ve becerilerin önemini vurgulamak için üç örnek verilebilir:

4-6 yaş dönemi çocuklar için yapılan dini eğitimde bu yaş aralığı çocuklardaki gelişim durumuna uygun olmayan aktarım yapılması durumunda bazı sorunlar oluşabilmektedir. Mesela, bir din görevlisi veya ilk okul öğretmeni cennet hakkındaki hadisleri ve ayetleri bolca çocuğa aktarması üzerine, okul öncesi çağda bulunan çocukta şöyle bir tepki oluşabilir; "Anne, ben ölmek istiyorum. Çünkü cennet çok güzel bir yermiş."

Diyanet'in aile danışma merkezine "şiddet" sebebiyle başvuran bir kadına, gerekli yetkinlikte olmayan bir danışman; "Sabret, Allah sabrının karşılığını verecektir." şeklinde tavsiyede bulunabilir. Ve kadın "şiddet" uygulanmasından dolayı ölebilir veya kalıcı bir bedensel rahatsızlığa düçar olabilir. Şiddet gören her bireyin psikolojik rahatsızlığa maruz kalacağı ise çok açıktır. Benzer yorumları din dersleri hocaları da derslerde yapabilir.

Yine hastanede hasta başında bekleyen bir kişiye acısını teskin etmek için; "Başa gelenlerin Allah-u Teala'nın bir imtihanı olduğunu ve bunların da kişinin günahlarının sonucu olduğu" söylenilebilir. Hasta yakınının kendisini suçlamasına ve daha derin çöküntü yaşamasına sebep olunabilir.

***

Bu üç örneğin gerçek hayatta yaşanılmış olması çok muhtemeldir. Bu tür yanlış davranışların sebebi İslami bilgideki eksiklik değildir. Düşünce düzeyinde, dini bilgiden gerçekliğe uygun yorum üretememe sorunudur.

Mesleki beceri, yeterlilik ve yetkinlik için ise mesleki eğitimlerle ilgili beceri ve tutumlar uygulamalı olarak kazandırılmalıdır. 4-6 yaş dönemi okul öncesi öğretmenlerine ve manevi danışmanlara teknik bilgi ve becerilerin kazandırılması son derece önemlidir.

İLİTAM ve İlahiyat tartışmalarında konu genellikle "İslami ilimlere sahip olma" meselesi olarak tartışılmaktadır. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Yukarıda bahsedilen ve benzeri sayılabilecek olumsuz örnekler, bilginin yanında beceri, yeterlilik ve yetkinliklerin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Mesele, zihni düzlemde dini bilgi müktesebatına sahip olarak "gerçeklere uygun yorum yapabilme" becerisinin, mesleki düzeyde ise "beceri, yeterlilik ve yetkinliklerin" uygulayıcılara kazandırılabilmesidir. Bu konularda dünyadaki genel gidiş, 4 yıllık fakülte eğitimlerinden sonra uygulamalı olarak yüksek lisans ve doktora programları ile teknik becerilerin kazandırılmasına doğrudur.

Mesleki beceri, yeterlilik ve yetkinliklerin Türkiye'de uygulanan haliyle İLİTAM veya Açık Öğretim yoluyla kazandırılması çok zordur. Olabilmesi için eğitim programının, ölçme değerlendirme sisteminin, online yüz yüze eğitim imkanlarının geliştirilmesi ve bilgisayar destekli öğretim imkanlarının sisteme dahil edilmesi gerekmektedir. İlahiyat fakültelerinde hali hazırda böyle bir kapasite yoktur. Bu alana yatırım yapan bir üniversite de yoktur.

***

Sorunun anlaşılmasında ve çözümünde şu yöntem kullanılabilir: Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğü her türlü ilahiyat fakültesi mezunlarını etmektedir. İstihdam ettikleri mezunlara yönelik bir memnuniyet araştırması yaptırabilirler. Mezunların mesleki, iletişim ve sosyal yeterlilik, yetkinlik ve becerilerini sorgulayabilirler. Bu konu etrafında öğrenci, vatandaş, çalışma arkadaşları ve yöneticilerden anket ve nitel görüşme yoluyla geri dönüş alabilirler. Bu tür araştırmaların sonucundan Örgün ve Açık Öğretim İlahiyat Fakültelerine yönelik bir yol haritası çıkabilir. Örgün İlahiyat Fakülteleri arasındaki kalite farkları, eğitim programlarının zaaflarına dair de önemli bulgular çıkacaktır.

Türk toplumunun varlığının, huzurunun ve barışının devamı için dini hizmetleri ifa eden tüm görevlilerin taşıması gereken temel bir yetkinlik vardır: O da dini çatışma alanlarını veya toplumda var olup dini alanda da kendisini gösteren çatışmaları başarılı bir düzeyde yönetebilmektir. Burada kast edilen "bilgi aktarımı" olmayıp uygun yöntem, mesleki profesyonel yetkinlik, tutum ve davranıştır. Bunlar ise mümkünse uzlaşma üretilebilmek, farklı fikre saygı, empati, hoş görü, ötekileştirmemek, dini yorumları bir düşmanlık aracı haline getirmemek olarak sayılabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN