Arama

Nazım Hikmet Ran

  • Doğum Tarihi 15 Ocak 1902
  • Doğum Yeri Yunanistan
  • Ölüm Tarihi 3 Haziran 1963
  • Ölüm Yeri Rusya
Şair, yazar Nazım Hikmet, hayatının büyük bir bölümünü hapis ve sürgünde geçirdi. 1913'te ilk şiiri Feryad- ı Vatan'ı kaleme aldı. CHP sürgüne gönderdiği Nazım Hikmet'e, sağlığında dilekçe hakkı bile tanımadı. Hikmet'e iade-i itibar ve tekrar Türk vatandaşlığı, 2009'da AK Parti hükümeti tarafından verildi. Ölüm yıl dönümünde Nazım Hikmet'in hayatına dair bilgileri derledik.

HAYATI

◼️ Türk edebiyatının önemli isimlerinden, şair, yazar Nazım Hikmet Ran, 20 Kasım Selanik doğumlu. Doğum tarihi nüfusa 1902 olarak kaydedilen şairin asıl adı Mehmet Nazım olsa da edebiyat tarihinde "Nazım Hikmet" adıyla tanındı. İlkokul eğitimini Göztepe Taş Mektebinde tamamlayan Nazım, ortaokula Galatasaray Lisesi'nde başladı.

EĞİTİM HAYATI

◼️ 1917'de ise Nişantaşı Lisesi'nden mezun oldu. Usta şair, Ran soyadını sonradan aldı. 1913'te ilk şiiri Feryad- ı Vatan'ı 11 yaşında kaleme alan Nazım Hikmet, 1921 yılında Milli Mücadele'ye katılmak üzere Anadolu'ya geçti ve Bolu'da öğretmenlik yaptı. 1924'te ilk şiir kitabı, "28 Kanunisani" yayımlandı. Aynı yıl Türkiye'ye döndü.

◼️ Nazım Paşa'nın etkisiyle şiirler yazmaya başlayan usta kalem, denizciler için yazdığı "Bir Bahriyelinin Ağzından" şiirinden etkilenen Bahriye Nazırı Cemal Paşa'nın desteğiyle 1917'de Heybeliada Bahriye Mektebi'ne girdi. 1919'daki mezuniyetinin ardından aynı yıl Hamidiye Kruvazörü'ne stajyer bahriye subayı olarak atandı. Ran, 1920'de geçirdiği bir hastalık sebebiyle sağlık kurulu kararıyla askerlikten çıkarıldı.

◼️ Bu süreçte edebiyatla ilgisini koparmayan Ran'ın "Hala Servilerde Ağlıyorlar mı?" şiiri, Yahya Kemal'in düzeltmesiyle 1918'de Yeni Mecmua'da yayımlandı. Ran, yazdığı şiirleri büyük hayranlık duyduğu Yahya Kemal'e gösterip, eleştirilerini aldı. İlk dönemlerde adı hececi şairlerle anılan Ran, 1920'de Alemdar gazetesinin açtığı yarışmada birincilik ödülünü kazandı.

ŞAİRLİĞİ

◼️  Nazım Hikmet Ran, İstanbul'un işgal altında olduğu günlerde, vatan sevgisini yansıtan coşkulu şiirler yazdı. Usta şair, Batum'da gördüğü Rusça bir şiirin şeklinden etkilenerek serbest şiire ilgi duymaya başladı.

Serbest ölçüde Türk şiirinin ilk örneklerini verirken, bir makalesinde şunları kaleme almıştı:

"Kafiyeli, vezinli şiir yazılmaz diyenler de kafiyesiz, vezinsiz şiir yazılmaz diyenler de dar kafalıdır. Şiir öyle de yazılır, böyle de. Ben şimdi bütün şekillerden yararlanıyorum. Halk edebiyatı vezninde de yazıyorum, kafiyeli de yazıyorum. Tersini de yapıyorum. En sade konuşma diliyle kafiyesiz, vezinsiz şiir de yazıyorum. Sevdadan da barıştan da inkılaptan da hayattan da ölümden de sevinçten de kederden de umuttan da umutsuzluktan da söz ediyorum. İnsana has her şeyin şiirime de has olmasını istiyorum. İstiyorum ki okuyucum bende bütün duygularının ifadesini bulabilsin."

HAPİS HAYATI

◼️  Moskova'dan 1924'te Türkiye'ye dönen Nazım Hikmet, yayımlanan şiir ve yazılarından dolayı 15 yıl hapsi istenince tekrar Moskova'ya gitti. 1928'de aftan yararlanarak Türkiye'ye geri döndü. 10 yıl sonra 1938'de 28 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 4 şehirde 12 sene boyunca hapiste kaldı. Hapisten sonra Türk vatandaşlığından çıkarıldı ve sonraki yıllarını Sofya, Varşova ve Moskova'da geçirdi.

◼️  Nazım Hikmet'in hapis yattığı yıllara ilişkin kayıt ve karar defterlerde, bu dönemde cezaevlerinden gelen binlerce dilekçenin kayda geçirildiği ancak Nazım'ın dilekçesinin kayıtlarda olmadığı görüldü. Yaşamı boyunca sayısız esere imza atan ve birçok ödüle değer görülen usta edebiyatçı, 3 Haziran 1963'te kalp krizi sonucu yaşama veda ederek, Moskova'da toprağa verildi.

◼️  CHP, Nazım Hikmet'e sağlığında dilekçe hakkı bile tanımamıştı. Hikmet'i cezaevinden, Adnan Menderes'in 15 Temmuz 1950'deki genel af kanunu çıkardı. CHP'nin sürgünü Nazım Hikmet'e iade-i itibar ve tekrar Türk vatandaşlığı, 2009'da dönemin Başbakanı Erdoğan'ın talimatıyla, AK Parti hükümeti tarafından verildi.

835 SATIR

◼️  Nazım Hikmet'in İstanbul'da 1929'da basılan "835 Satır" şiiri, edebiyat çevrelerinde geniş bir yankı uyandırdı. 1939'da, 17 bin mısradan oluşan "Memleketimde İnsan Manzaraları" adlı eserini yazdı. Genel Af Yasası'ndan yararlanarak, 1950'de serbest kalan şaire, Dünya Barış Konseyi tarafından Picasso, Paui Rubeson, Wanda Jakubuurska ve Pablo Neruda'yla birlikte "Uluslararası Barış Ödülü" verildi. Eserleri uluslararası barış kongrelerine katılması ve bu doğrultuda mücadele etmesi nedeniyle de birçok dile çevrilen Ran, dünyada çapında büyük bir üne ulaştı.

ARDINDAN

◼️  Ünlü Fransız yazar ve düşünür Jean Paul Sartre, Nazım Hikmet'in vefatının ardından şu ifadeleri kullanmıştı:

"Vefalı dost, yiğit savaşçı, insan düşmanlarının amansız düşmanı, her yerde insana hizmet etmek ama hiçbir şeye kayıtsız kalmak istemiyordu. Bilirdi ki insan yaratılmış bir mahlûktur ve asla dünyaya hazır gelmiyor. İnsanın durmadan düşmanla savaşarak kendi kendini yaratması gerekmektedir. Sözün kısası, Nazım Hikmet'in dediği gibi asla uyumamak lazımdır. O asla uyumadı. Önemli olan odur ki, ölüm onun ilk ve son uykusu oldu."

ESERLERİ

◼️ Dağların Havası (Osmanlıca),
◼️ Güneşi İçenlerin Türküsü,
◼️ 835 Satır,
◼️ Sesini Kaybeden Şehir,
◼️ Benerci Kendini Niçin Öldürdü?,
◼️ Taranta Babu'ya Mektuplar,
◼️ Kurtuluş Savaşı Destanı,
◼️ Rubailer,
◼️ Memleketimden İnsan Manzaraları,
◼️ Cezaevinden Memet Fuat'a Mektuplar,
◼️ Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar,
◼️ Kuvayi Milliye,
◼️ Sevdalı Bulut,
◼️ Nazım ile Piraye,
◼️ Hikayeler,
◼️ Piraye'ye Mektuplar,
◼️ Henüz Vakit Varken Gülüm,
◼️ La Fontaine'den Masallar,
◼️ İt Ürür Kervan Yürür,
◼️ Sekiz Yüz Elli Yedi,
◼️ Kafatası,
◼️ Bir Ölü Evi,
◼️ Unutulan Adam,

Nazım Hikmet Ran'ın doğumunun 100. yılı dolayısıyla 2002 yılı UNESCO tarafından "Nazım Yılı" ilan edildi.

Biyografinin daha detaylı halini okumak için tıklayın

 

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN