Arama

Hz. Zeyd

Hz. Muhammed'in azatlı kölesi ve evlatlığı olan sahabe.

Zeyd bin Harise, Peygamberimizin (sav) risaletini ilk tasdik edenlerden hatta bazı rivayetlere göre erkeklerden ilk Müslüman olan kişidir. Hz. Zeyd, Peygamberimizin azadlısı olduğu halde, O'nun yanından bir an olsun ayrılmamış, hizmetinde bulunmuş ve hiçbir yerde görmediği şefkati, merhameti, adaleti, keremi, yardımı, muhabbeti tatmıştı. Resulullah'ın (sav) evlatlığı ve azadlısı Zeyd bin Harise'nin esirlikten emirliğe yükselen ibret dolu yaşamını derledik.

HAYATI

◼️ Peygamberimize (sav) vahyin gelmesinden 35 yıl kadar önce doğdu. Aslen Yemen menşeli Kelb kabilesindendir.

◼️  Hz. Peygamber'den (sav) sadece 10 yaş küçük olduğu halde evlatlığı olmasından dolayı önceleri Zeyd bin Muhammed diye anılırdı.

LAKABI

◼️  Ancak evlâtlıkların öz babalarının adıyla anılmasını emreden âyet (Ahzâb, 5) indikten sonra babası Hârise'nin adıyla anılmaya başlandı.

◼️ Resulullah tarafından çok sevildiği için "hibbü Resulillâh" lakabıyla tanınırdı.

KÖLELİK ZAMANI

◼️  Cahiliye döneminde henüz çocukken annesi Su'dâ ile birlikte Benî Ma'n'daki akrabalarını ziyarete giderken Benî Kayn mensupları tarafından kaçırıldı ve Ukâz panayırında köle olarak Hz. Hatice'nin yeğeni Hakîm bin Hizâm'a satıldı.

◼️ Hakîm onu Mekke'ye götürdü ve halası Hatice'ye, Hz. Hatice de Resulullah'a hediye etti.

◼️  Diğer bir rivayete göre ise Zeyd'i kaçıranlar Mekke'nin Bathâ semtinde satmak istediklerinde Hz. Peygamber (sav) kendisini görmüş ve Hatice'ye onu satın almasını tavsiye etmiş, o da satın alıp Resul-i Ekrem'e hediye etmiştir.

◼️ Zeyd'in kabilesinden hac için Mekke'ye gelenler kendisini görüp tanıdılar ve dönüşte durumu ailesine bildirdiler.

◼️ Babası Hârise ile amcası Kâ'b yanlarına Zeyd'in fidyesini de alarak Mekke'ye geldiler, Resûl-i Ekrem'den (sav) onu geri istediler.

◼️  Resûlullah (sav), Zeyd'i ailesiyle görüştürdü ve dilerse kendileriyle gidebileceğini söyledi. Fakat Zeyd, Resûlullah'ın (sav) yanında kalmayı tercih etti.

TAİF YOLCULUĞU

◼️ Resûl-i Ekrem'in (sav) Tâif yolculuğunda Zeyd de bulunuyordu. Tâifliler, Resûl-i Ekrem'i (sav) dinlemeyip şehirden çıkardıkları sırada üzerlerine atılan taşların Peygamber'e (sav) isabet etmemesi için Zeyd kendi vücudunu ona siper etti ve yaralandı.

◼️  Peygamber Efendimiz (sav), kendisini himayesine alan amcası Ebu Talib'in ölümünün ardından müşrik Mekke halkından büyük eziyetler görmüş; düşmanca saldırılar, tahammül sınırlarını aşarak vahşet derecesine çıkmıştı.

◼️   Resulullah (sav), takatini zorlayan bu durum karşısında yanına Zeyd'i de alarak Taif şehrine gitmiş ve onları İslam'a davet etmişti.

◼️   Ancak Taifliler, iman etmek bir yana, Allah Resulü'ne (sav) her türlü eza ve cefayı göstermişler; kölelere taşlatarak kovalamışlar ve Efendimizi şehirden çıkarmışlardı.

◼️   Peygamberimiz (sav), yıllar sonra Taif yolculuğunda yaşadıklarının "Uhud gününden bile daha şiddetli" olduğunu söylemişti.

◼️   Peygamber Efendimizin (sav) mübarek ayakları kanlar içinde kalmış, ayakkabıları kanla dolmuştu.

◼️   O'nu atılan taşlardan korumaya çalışan fedakâr sahabe Hz. Zeyd de yaralanmıştı. O, Allah Resulü'ne (sav) atılan taşlara kendi vücudunu siper etmişti.

PEYGAMBERİMİZ BU OLAY SONRASI NASIL DUA ETTİ?

◼️   Peygamberimiz (sav) ve Zeyd, kendilerini güçlükle Mekkelilere ait bir bahçeye, bir hurma ağacının altına atmışlardı.

◼️   Hadis-i şerife göre, başta Cebrail olmak üzere melekler, Resulullah'ın (sav) yanına gelerek "Yâ Resûlallâh! Emir buyur, bu kavmi helâk edelim!" dediler.

◼️   Rahmet ve merhamet Peygamberi, uğradığı bu kötü muameleye rağmen beddua etmeyip ellerini kaldırarak şu niyazda bulundu:

"Allâh'ım! Kuvvetimin zaafa uğradığını, çaresizliğimi, halk nazarında hor ve hakir görülmemi Sana arz ediyorum. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Eğer bana karşı gazaplı değilsen, çektiğim mihnet ve belâlara aldırmam! İlâhî! Sen kavmime hidayet ver; onlar bilmiyorlar. İlâhî! Sen razı oluncaya kadar işte affını diliyorum..."

KARDEŞİ

◼️  İslam'ın ilk yıllarında Mekke'de Resulullah (sav) tarafından Hz. Hamza ile kardeş ilan edildi.

◼️   Hz. Hamza savaşa gitmeden önce öldüğü takdirde ne yapacağını Zeyd'e vasiyet ederdi; şehit olacağı Uhud günü de ona vasiyette bulunmuştu.

KATILDIĞI SAVAŞLAR

🔸 Medine'ye hicretten sonra Zeyd bir süre Sa'd bin Hayseme'nin "beytü'l-uzzâb" (bekârlar evi) denilen Kubâ'daki evinde misafir oldu ve Üseyd bin Hudayr ile kardeş ilan edildi.

Zeyd bin Hârise Bedir, Uhud, Hendek gazvelerine, Hudeybiye seferine ve Hayber'in fethine katıldı.

◼️  Bedir zaferinin müjdesini Hz. Peygamber'in (sav) devesi Kasvâ'ya binerek Medine'ye o ulaştırdı. Hendek Gazvesi'nde muhacirlerin sancaktarı idi.

◼️   Karede Seriyyesi, Süleym kabilesi üzerine düzenlenen Cemûm, ayrıca Îs, Taref, Hismâ (Benî Cüzâm), Ümmü Kırfe (Benî Fezâre), birinci Vâdilkurâ, Medyen ve ikinci Vâdilkurâ seriyyeleri onun kumandanlığında yapıldı.

◼️   Hicret'in 6. yılının Rebîülevvel ayı başında, Kureyş'in müttefiki olup Hendek Gazvesi'ne 700 kişilik bir kuvvetle katılan Benî Süleym kabilesini cezalandırmak üzere Cemûm'a gönderildi ve kabilenin üzerine baskın düzenleyerek çok sayıda esir ve ganimet elde etti.

◼️  Ümmü Kırfe seferinden dönüşünde Resûl-i Ekrem'in (sav) ona sarılıp öptüğü rivayet edilir.

GÜVENİLİRLİĞİ

◼️  Sefevân ve Müreysî' gazvelerinde Resûlullah'a (sav) vekâlet için Medine'de kaldı.

◼️   Hz. Peygamber'in (sav) Zeyd'e olan güvenine işaret eden Hz. Âişe, "Resûl-i Ekrem (sav), Zeyd'i bir ordu ile sefere gönderdiğinde mutlaka onu kumandan tayin ederdi. Eğer şimdi sağ olsaydı kendisini yerine halife bırakırdı" demiştir.

ARAP ADETİ

◼️  Evlenmelerine bizzat aracı olan Hz. Peygamber (sav) onların ayrılmasını arzu etmese de Zeyneb'in sırf Peygamber'in tavsiyesiyle yaptığı bu evlilik boşanma ile sonuçlandı. Resûl-i Ekrem (sav) bu duruma üzüldü.

◼️   Daha sonra konuyla ilgili ayetin inmesiyle (Ahzâb, 37) Câhiliye döneminden kalma, evlâtlıkların boşanmış eşleriyle evlenme yasağı âdeti kaldırıldı ve Resûl-i Ekrem (sav) Zeyd'in boşadığı Zeyneb ile evlendi.

◼️   Resulullah'ın (sav) Zeyneb'le evlenmesinin asıl sebebi, sözü geçen katı Arap âdetinin bizzat onun uygulamasıyla ortadan kaldırılmasıdır.

ŞEHİTLİĞİ

◼️  Resûl-i Ekrem (sav), Mûte Savaşı için orduyu yola çıkarırken sancağı Zeyd'e vererek, "Eğer Zeyd şehid olursa sancağı Ca'fer bin Ebû Tâlib alsın, o da şehid düşerse Abdullah bin Revâha alsın" demişti. Üç sahâbî de bu sıraya göre şehid oldu.

◼️   Resûl-i Ekrem şehadet haberini Medine'de ashabına gözyaşları içinde bildirdi ve şöyle dua etti: "Allah'ım, Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım, Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım, Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım, Ca'fer'e mağfiret et! Allah'ım, Abdullah'a mağfiret et!"

Biyografinin daha detaylı halini okumak için tıklayın

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN