Hayatımıza yön veren hadis-i şerifler
Allah Resulü Hz. Muhammed Mustafa (SAV) sözleri, eylemleri ile Müslümanlar için biricik örnekti. O (SAV), hayatı boyunca güzel ahlakın gelişmesi ve toplum temelinde yayılması için gayret sarf etmişti. Hz. Peygamberin (SAV) sahabilerine söylediği her biri inci değerindeki sözler olan hadis-i şerifleri asırlar boyunca müminler için yol aydınlığı oldu. İşte, Resulullah'ın (SAV) hadis-i şeriflerinden oluşan güldeste...
Önceki Resimler için Tıklayınız
Ömer b. Hattâb'ın naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Eğer siz gereği gibi Allah'a tevekkül etmiş olsaydınız, tıpkı sabahleyin kursakları boş olarak çıkıp (akşam) doymuş bir şekilde dönen kuşların rızıklandırıldığı gibi sizler de rızıklandırılırdınız."
Tirmizî, Zühd, 33; İbn Mâce, Zühd, 14
Enes b. Mâlik anlatıyor: Resûlullah (sav) bana dedi ki:
"Evlâdım! Eğer kalbinde hiç kimseye karşı hile olmadan sabaha ve akşama erişmeyi başarabilirsen bunu yap. İşte bu benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimi yaşatırsa beni sevmiş olur, kim de beni severse cennette benimle birlikte olur."
Tirmizî, İlim, 16
Abdullah b. Amr'dan nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Merhametliler, Rahmân'ın merhamet ettiği kimselerdir. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin! "Rahim" Rahmân'(dan) bir bağdır. Kim onunla irtibatını sürdürürse Allah da onunla irtibatını sürdürür; kim de onu koparırsa Allah da o kimseyle ilişkisini koparır."
Tirmizî, Birr, 16
Ebû Hüreyre'den nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Bir Müslüman öldüğünde, en yakın komşularından üç hane halkı kendisinin iyi bir insan olduğuna şahitlik ederlerse, Yüce Allah, "Bildikleri kadarıyla şahitlikte bulunan kullarımın şahitliğini kabul ettim ve kendi bildiklerimi de bağışladım." buyurur."
İbn Hanbel, II, 409
Ebû Saîd el-Hudrî'nin işittiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Sizden herhangi biriniz bir kötülük görürse onu hemen eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmiyorsa diliyle değiştirsin, ona da gücü yetmiyorsa kalbiyle (o kötülüğe) tavır koysun, (onu hoş görmesin). Ve bu da imanın asgarî gereğidir."
Müslim, Îmân, 78