Arama

Mustafa Özcan
Mayıs 25, 2018
İsrail Lewis’in kemiklerini sızlattı

Daha eti kemiği birbirinden ayrılmadan İsrail, Bernard Lewis'in kemiklerini sızlatan bir karara imza attı. Mirasına saygısızlıkta bulundu. Bu da Ermeni tezlerinin desteklenmesidir. Bilindiği gibi Lewis Ermeni tezlerini reddetme uğruna yargılanmış ve sembolik dahi olsa bir ceza almıştır. Knesset'te Ermeni tezleriyle ilgili bir ön görüşme yapıldı. Ön görüşmede 16 milletvekili tasarı lehine oy kullandı. Bu da ileride İsrail'de Ermeni tezlerinin veya Ermeni Holokost'unun tanınmasının yolunu açacak. İsrail'den yayın yapan France 24'ün bir kolu konuyla ilgili olarak beni aradı ve Türkiye'nin tepkilerini sordu. Ben de öncelikli olarak ortada böyle bir gerçek varsa İsrail'in bunu tanımakta çok geç kaldığını ve geç davrandığını söyledim. Hatta bugüne kadar üzerine örtmüş olduğunu ifade ettim. Kısaca bunun bir kuyruk acısına mebni alınmış karar olduğunu yani nispet kabilinden olduğunu ifade ettim. İkinci olarak da, Bernard Lewis'in mirasına ters döndüğünü ve kemiklerini sızlattığını ve bu yüzden Bernard Lewis'in mezarında dört döndüğünü ifade ettim. Bir de, insanlık tarihi boyunca benzersiz acılı tek vaka, deneyim olan Holokost'u Ermenilerle nasıl paylaşabileceklerini merak ettiğimi söyledim. Gerçi yine de arada fark var. Yahudiler 6 milyon Ermeniler de 1.5 milyon kurbandan bahsediyorlar. Bu sözlerim üzerine, 'seste bir problem var' diye derhal telefon bağlantısını kestiler. Belli ki adamların yani İsrail'in derdi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Türkiye'nin Kudüs ve Gazze'ye yönelik olarak İsrail'in mütecaviz ve saldırgan politikalarını eleştirmesi üzerine en son 2015 yılında görüştükleri ve 'henüz zamanı değil' diye askıya aldıkları meseleyi tekrar raftan indirdiler. Artık İsrail ve müzakereyi onaylayan milletvekilleri tutarlılığı da özen göstermiyorlar. Hesaba katmıyorlar. Bütün dertleri ne yolla olursa olsun haklı çıkmak. Daha doğrusu üste çıkmak! Bu yüzden de hile yoluna sapıyorlar. İsrail, Ermeniler tarafından 'en büyük ve eşsiz acının sahipleri, öteki acıların inkarcıları (A Unique Denial) şeklinde anılıyor. Acaba Türkiye ile yüzleşmek ve baş etmek uğruna yani nispet politikası sonucu İsrail veya Yahudiler milli acılarından taviz vererek Ermeni tezlerine açılacaklar ve tanıyacaklar mı yoksa meseleyi Demokles'in Kılıcı gibi Türkiye'nin başı üzerinde tutmaya devam mı edecekler? Aslında nispet yoluyla Ermeni tezlerini tanıyarak veya destekleyerek, tezleri siyasi gündeme alet ederek bunları daha da zayıflatmış oluyorlar. Bindikleri dalı kesiyorlar. İsrail Ermeni tezleriyle ilgilenmeden önce biraz Filistinlilerin haklarıyla ilgilense daha yerinde olmaz mı? Filistinlileri Kürtlerle harman yapmak da isteyebilir ama yağma yok. Zira Filistin 1947'te BM taksimatına sonraki uyarlamalara göre tasarlanmış bir devlettir. Onun ötesinde bir millettir. Türkiye ise Osmanlılardan koparılmış bir parçadır. Son bakiyedir. İkisi kıyas kabul etmez. Bazı Kürtler kendilerini Filistinliler yerine koysa da kazın ayağı öyle değil. Açıktır ki, PKK'lı Kürtler Filistinlilerin değil İsrail'in yanındadır. Haklının değil güçlünün yanındadırlar. Arada mazlumların dayanışması değil zalimlerin dayanışması söz konusudur.

Ermeniler de esasen ahlaki zeminden hareket etseler kendilerine uzatılan bu 'kanlı hediyeyi' kabul etmeleri mümkün değil. İsrail'e demeleri gereken tek şey şudur: Bizim gömülü acılarımızı deşmeyin; Siz olsun gölge etmeyin, başka ihsan istemeyiz! Sonuçta onlar da kendilerine yakışanı yaparlar. Bu ahlaki olarak Türkiye'yi daha da güçlendirir. Filistinlilerin haklarını korumak için bedel ödemek herkesin harcı değildir. Bununla birlikte mesele hiçbir boyutunda tutarlı, ilkeli değil. Söz gelimi bu tasarıyı, meseleyi Knesset'te gündeme aldıran Meretz Partisi Lideri Tamar (Tami) Zandberg sol partinin lideri ama sağcı danışman (Moshe Klughaft ) kullanıyor! Özrü kabahatinden büyük bir şekilde bu sağcı danışman skandalını örtbas edebilmek için yalana da başvuruyor (https://www.haaretz.com/opinion/tamar-zandberg-go-home-1.5939839). Şimdi İsrail'de Ermeni tezleriyle karşımıza çıkıyor. Bunlar sol gösterip sağ vuran cinsten. Hile düzenine sahip İsrail'de bunlardan mebzul miktarda bulunuyor. Aleme nizamat veya ayar vermeye kalkışırlar ama hanelerinde türlü teseyyüp/ düzensizlik bulunur.

Son sıralarda İsrail'de Türkiye'ye karşı koz olarak kullanabilmek için Ermeni tezlerine ilgi giderek artıyor. Türkiye sayesinde Ermeni tezleri değere bindi! Bit pazarına nur indi! Türkiye aleyhinde yüreklerini soğutacak bir şey bulmak için adeta çırpınıyorlar. Bunun için de Ermeni tezlerini rafa kaldırıp indiriyorlar. Ama kendileriyle de çelişiyorlar. Yukarı tükürsen bıyık aşağıya tükürsen sakal hesabı. Ermenileri büyük acıya ortak etseler biricik tezlerini sulandıracaklar ve başkalarının da paylaşımına açacaklar. Boşa koysan dolmuyor doluya koysan almıyor. Yerlerinde olmak istemezdik. Bu yolla milli benlik ve bencilliklerinden taviz vermiş olacaklar. Türkiye demir leblebi çıktı.

Neyse ki yine eşsiz 'Yahudi zekası' orta bir formül bulmalarına imkan veriyor. Bu da şu: Hitler'in iki muallimi vardı. Bunlardan birisi İttihatçılar ki, Hitler'e ilham kaynağı olmuştur! İkincisi de El Hac Emin el Hüseyni'dir ki, Hitler onun fikirleriyle amel etmiştir. Sanki El Hac Emin el Hüseyni Hitler'in de kılavuzu, müftüsü! Yani mağdurları olan Filistinlileri Hitler'in ortağı ve fikir babası yapıyorlar! Böylece bir taşla çift kuş vurmuş oluyorlar, eksiden artıya geçiyorlar. Tam bir hokkabazlık. Ali'nin külahını Veli'yle Veli'nin külahını Ali'ye geçiriyorlar. Ne fark eder? Önemli olan haklı çıkmak olduktan sonra. Knesset üyelerinden Amir Ohana, Hitler'den şöyle bir cümle aktarıyor: Bütün bunlardan sonra Ermeni meselesini veya Ermeni kıyımını hatırlayan var mı? Bu ifadelerle Hitler, Yahudiler karşısında yaptıklarımız yanımıza kar kalır demek istemiştir. Güya bu sözlerle Hitler Yahudi kıyımına start vermiş!

Bu teze göre Ermeni Holokostu Yahudi Holokostunun mukaddimesini, parçasını, basamağını, yatağını, zeminini oluşturuyor. Dolayısıyla Yahudilerinki daha büyük acı olmakla birlikte ortak bir acıdan da söz etmek mümkün. Türklerle baş edebilmek ve başa çıkabilmek için İsrail Holokost tekeline son vermeye hazırlanıyor. Ne büyük taviz! Eğitim Bakanı Naftali Bennett, Knesset Sözcüsü Yuli Edelstein'a keza Kamu Güvenliği Bakanı Gilad Erdan da Başbakan Netanyahu'ya teklifinde ve teşvikinde Yahudi Holokrostu gibi Ermeni Holokostunu da tanımaları gerektiğini söylüyorlar. Yani Türkiye nedeniyle artık kendilerini aşıyorlar. Hızlarını alamazlarsa belki bir gün sıra Kızılderili soykırımını tanımaya da gelebilir.

Ermeni tezlerini de Yahudi tezlerini de aynı sıfatla yani Holokost ibaresiyle anıyorlar. Kıyımdan öte, fırınlarda yakmak.

Umarız bu denize düşen, boğulma raddesine gelen zavallılar birbirlerine sarılarak, tutunarak tekrar yüzeye çıkar. Türkiye de onlara çan simidi olur!

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN