Arama

  • Anasayfa
  • Tarih
  • Türkiye’nin en ölümcül deniz kazası: Üsküdar Vapuru faciası

Türkiye’nin en ölümcül : faciası

Türkiye’nin en ölümcül deniz kazası: Üsküdar Vapuru faciası

Bundan tam 60 yıl önce, büyük çoğunluğu öğrenci 400 yolcuyla İskelesi’nden yola çıktı, 31 yıllık . Hareketinden kısa süre sonra çıkan fırtına nedeniyle, içindeki yolcularla birlikte Körfez’in soğuk sularına gömüldü. 40 kişinin kurtarıldığı, 387 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı bu facia, Türkiye’nin en ölümcül olarak tarihe geçti. Facia sonrası, hiçbir yetkili ceza almadı.

1 Mart 1958 Cumartesi günü Üsküdar isimli vapur, - seferini yapmak üzere iskeleden ayrıldı. Vapurun kaptanı, hava şartları daha fazla kötü olmadan, bir an önce seferi tamamlayabilmek için hareket etti.

Çoğu ilköğretim ve lise öğrencisi yaklaşık 400 kişinin olduğu vapur, İzmit İskelesi'nden hareket ettikten kısa bir süre sonra aniden çıkan fırtınaya yakalandı ve battı. Facia sonrası, 387 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Türkiye'nin en ölümcül olan bu faciada, hiçbir yetkili ceza almadı.


YOLCULARIN ÇOĞU ÖĞRENCİYDİ

O tarihte, İzmit'in dışında lise yoktu. Başta Gölcük ve Karamürsel ilçeleri olmak üzere diğer sahil şeridindeki yerleşim birimlerindeki gençler, vapur ile İzmit Lisesi ve İzmit Sanat Okulu'na gidiyorlardı. Cumartesi günü yarım gün öğrenim gören öğrenciler, öğlen 12.30 sıralarında vapura bindiler.


Yıllarca İstanbul Boğazı'nda hizmet eden, 31 yıllık eski 'Üsküdar' vapuru, büyük çoğunluğu öğrenci olan yolcularıyla hareket etti. Vapurun yolcu kapasitesi 344'tü ancak, 400'den fazla yolcu alınmıştı ve 12 kişilik de mürettebat vardı. Havanın parçalı bulutlu olması nedeniyle, daha fazla yolcu alınması engellenmişti.


KAPTANIN KARARIYLA SEFERE BAŞLANDI

Dakikalar ilerledikçe, bölgedeki fırtına etkisini artırmış; rüzgâr, iskelede bağlı gemiyi hızla iskeleye çarpmaya ve bağlantıyı sağlayan halatları zorlamaya başlamıştı.

nun 52 yaşındaki tecrübeli kaptanı Mehmet Aşçı, içi yolcu dolu olan geminin iskelede bulunmasının daha tehlikeli olacağını ve denize açılması gerektiğini düşündü. "Hareket etmemesi" yönündeki uyarılara aldırmadan, tarifeli hareket saatinden 3 dakika önce denize açıldı.


HAREKETİNDEN DAKİKALAR SONRA SULARA GÖMÜLDÜ

Hareket ettikten yaklaşık 5 dakika sonra, Derince açıklarında rüzgâr hızını iyice arttırdı ve dalgalar, şiddetle gemiye çarpmaya başladı. Kaptan Mehmet Aşçı, geminin yönünü kıyıya çevirmek ve en yakın kıyıya ulaşmak için hamle yaptı.


Tam bu sırada, Mehmet Aşçı ve yardımcısı Mustafa Deniz'in de içinde olduğu kaptan köşkü, dev dalgalar ve rüzgârın da etkisiyle yerinden koptu ve denize uçtu.

Kumandasız kalan vapurun ön bölümünde bulunan, ikinci mevki salonunun camları kırıldı ve içeriye sular dolmaya başladı. Vapur, hareketinden 26 dakika sonra, yan yattı ve tamamen sulara gömüldü.


SADECE 40 YOLCU KURTARILABİLDİ

Faciada denize dökülen yolcuların yardımına Gölcük Donanma Komutanlığı'na bağlı savaş gemileri ile bir denizaltı yetişti. Yapılan kurtarma çalışmalarıyla yalnızca 40 yolcu kurtarılabildi.

O gün havanın çok soğuk olması nedeniyle birçoğu donarak, bir bölümü de boğularak olmak üzere, resmi kayıtlara göre 387 kişi hayatını kaybetti. Ancak, vapurun içinde kaç yolcu olduğu hiçbir zaman net olarak bilinemedi.


"KAPTAN GEMİYİ TERK ETTİ" İDDİALARI

Yaşanan bu facianın ardından, Kaptan Mehmet Aşçı'nın gemi batmadan önce can yeleğini giyip vapuru terk ettiği iddiaları ortaya atılmıştı. Ancak birkaç gün sonra, denize ağ atılarak yapılan ceset arama çalışmalarında, kaptan Mehmet Aşçı'nın cesedi ağlara takılarak su yüzüne çıkarılmış, kaptanın gemiyi terk etmediği anlaşılmıştı.


Kaptan Mehmet Aşçı'nın cansız bedeni, daha sonra ortaya çıkan kargaşa nedeniyle gizlice gömüldü. Aşçı'nın mezarının nerede olduğu hâlen bilinmiyor.


BİRÇOK VATANDAŞIMIZA MEZAR OLDU!

Üsküdar Faciası'nda kurtarma çalışmalarını yürüten bir denizaltıda görev yapan Mustafa Sağlık, faciaya şahit olanlardan biri. Sağlık, o günkü tabloyu şu sözlerle anlatıyor: "Ben denizaltıcıydım o zaman. Hava çok güzeldi. Sonra birden gökyüzü karardı ve fırtına çıktı. Yaklaşık 20-25 dakika sürdü. O zaman Donanma Komutanlığı'da görevliydim. Telsizle bir bilgi geldi bize. Telsizde, "Üsküdar gemisi Seka önlerinde alabora oldu." diye. O zamanın Donanma Komutanı Kayacan Paşa 'nın verdiği emirle Seka önüne hareket ettik. Gördüğümüz tablo felaketin büyüklüğünü ortaya seriyordu. Her tarafta donarak ölenlerin cesetleri vardı. Kimileri telaştan can yeleklerini ters giymişti. Dalgalar dindikten sonra yardıma başka gruplar da geldi. Kurtarabildiklerimizi kurtardık. Daha sonra batan gemi donanma tarafından çıkarıldı ve ikmal merkezinin önüne getirildi. Gemiyi dolaşma fırsatı buldum ve gözlerime inanamadım. Geminin içi kum doluydu. Kanepelerin üstüne kadar kumlar vardı. Kumları kaldırdıkça altından cesetler çıkmaya devam ediyordu. Körfez bu faciayla çoğu genç birçok vatandaşımıza mezar oldu."

2018 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN