Arama

Türkülerin gülen yüzü:

Türkülerin gülen yüzü: Âşık Mahzuni Şerif

Dünyanın en büyük üç ozanı arasında gösterilen , halk ozanlarının önemli isimlerindendir. Ölümünün on altıncı yıl dönümünde ozanımızı rahmetle yâd ediyoruz.

, Kahramanmaraş'ın Afşin İlçesi'nin Berçenek Köyü'nde şu anda ismiyle Tarlacık köyünde dünyaya geldi. 1955 yılında, sonradan Ankara'ya nakledilen Mersin Astsubay Okulu'na kaydoldu. 1960'ta eşi Suna'yı kaçırdı ve 6 ay köyünde kaldı. Bu sırada, okulu Balıkesir'e nakledildi. Okul komutanının çabası ile yeniden okula dönen Âşık Mahzuni, 6 ay devamsızlık yaptığına ilişkin bir ihbar üzerine okuldan atılınca yeniden köyüne döndü. 1964 yılında ilk plağı ile müzik piyasasına girdi.

Bir süre Gaziantep'te ikamet ettikten sonra Ankara'ya taşındı. 1989-1991 yılları arasında, tarafından dünyanın en büyük üç ozanı arasında gösterildi.

Âşık Mahzuni Şerif, Anadolu halk ozanlığının en önemli isimlerinden biridir. Söz ve besteleri pek çok sanatçı tarafından sıklıkla kullanılmıştır. Eserlerinde kullandığı dil, vurgular ve söz öğeleri bakımından bir halk eğitimcisi olarak değerlendirilir. Bu nedenle bütün eserleri değer yüklü bir ozanımızdır.

12 yaşından itibaren amcası Âşık Fezali'den saz çalmayı öğrendi. Âşıklık yol ve erkânı ile tasavvuf bilgisini Şakir ve Cırık Baba'dan öğrendi. Cırık Baba, saz çalıp nefesler de söyleyen bu kara kuru mahcup delikanlıya "Mahzuni" mahlasını verdi.

Oyun havası olarak bilinen "", Âşık Mahzuni Şerif'in yazdığı bir ağıt aslında. Kendi memleketinde dört defa evi yıkılsa da memleketini terk etmek istemeyen âşık, bir gün köy kahvesinde otururken silahlı saldırıyla uğrar. Silahlı grup " Âşık Mahzuni'yi öldürmek istese de bunu başaramazlar. Fakat kendine sıktıkları domuz avında kullandıkları kuşun arkadaşının iki kaşının arasına isabet ederek ölümüne neden olur. İşte bu olay özerine bu türküyü yazdı.

"Kaşların arasına dom dom kurşunu değdi

Bir avcı beni vurdu bin avcı beni yedi

Ah dedim ağladım yaremi bağladım

Eğdi yar boynun eğdi Allah kerimsin dedi

Hançer yarası değil dom dom kurşunu değdi"

Sivas Dramı adlı türküsünü, 'nda yaşamını yitirenlere ithaf etti.


Eşi Suna'dan üç çocuğu oldu: Ferhat, Şirin, Emrah. 1964 yılında dünyaya gelen oğulları Emrah henüz birkaç aylıkken Mahzuni, Suna ve Emrah'ı babasına emanet ederek askere gider. Bu arada hastalanan Emrah'ı, o zamanlar iki çocuk doktorunun bulunduğu Elbistan'a götürürler. Fakat doktor tarafından iyi karşılanmazlar. Bu olay mektupla askerde bulunan Mahzuni'ye bildirilir. Bu haber üzerine "" türküsünü yazar.

"Berçenek'ten yaya geldim

Amman doktor bak bebeğe

Beşiğini elden aldım

Yandım doktor bak bebeğe

Yıkık yuvam kara yasta

Yalvarırım eşe dosta

Annesi bebekten hasta

Amman doktor bak bebeğe

Kuru soğan yağsız aşım

Yırtık bağrım açık başım

Bir şey değil vatandaşım

Amman doktor bak bebeğe

Allah için bir merhem çal

Öldürür beni bu vebal

Param yok ceketimi al

Amman doktor bak bebeğe

Mahzuni Şerif çobandır

Meskenim dumanlı dağdır

Bebektir amma insandır

Amman doktor bak bebeğe"

2001 yılının Kasım ayında kendisine, "Elhamdülillah Kızılbaş'ım ve laiğim. Ben değil, yedi sülalem Kızılbaştır. Bir suç varsa o da dedemdedir." dediği için, DGM tarafından aleyhinde dava açıldı. Duruşma 27 Aralık 2001 tarihinde DGM'de yapıldı.

"İşte gidiyorum çeşm-i siyahım

Önümüze dağlar sıralansa da

Sermayem derdimdir servetim ahım

Karardıkça bahtım karalansa da

Hayli dolaşayım yüce dağlarda

Dost beni bıraktı ah İle zarda

Ötmek İstiyorum viran bağlarda

Ayağıma cennet kiralansa da

Bağladım canımı zülfün teline

Sen beni bıraktın elin diline

Güldün Mahzuninin berbat haline

Mervanın elinde parelense de"

2001'in başlarında rahatsızlanarak, kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakım altına alındı. Mayıs ayında taburcu edildi. 17 Mayıs 2002 tarihinde, evli, sekiz çocuk, dört torun sahibi olan Mahzuni Şerif 60'lı yaşlarında Almanya'nın Köln şehrinde vefat etti. Vefat ettiğinde, DGM'deki davası henüz sonuçlanmamıştı. Mezarı şu an son ikametgâhı olan Hacı Bektaş Veli Külliyesi'nin yakınındaki 'Çilehane' adı verilen bölgededir.

Türk halk müziği sanatçıları tarafında söz ve besteleri sıklıkla kullanıldı. Araştırmacı Yazar Battal Pehlivan'ın Aşık Mahzuni Şerif'in yaşamı ve sanatı üzerine yaptığı incelemenin adı Dom Dom Kurşunu idi. Dom Dom Kurşunu, Yedin Beni, Yuh Yuh, Fadimem, Gül Yüzlüm, Ciğerparem, , Dostum Dostum, Han Sarhoş Hancı Sarhoş, Çeşmi Siyahım, Yalan Dünya, Ağlasam mı? Abur Cubur Adam, Katil Amerika ve Ekmek Kölesi gibi eserleriyle tanınan Âşık Mahzuni'nin türkülerini İbrahim Tatlıses, Ahmet Kaya, Mahsun Kırmızıgül, Murat Göğebakan, Selda Bağcan gibi birçok Türk halk müziği ve bazı pop müzik sanatçıları da okudu. Halk şiirine gönül veren ve konuşma dilini şiirleştiren Âşık Mahzuni'nin 453 plağı, 50 kaseti ve yayınlanmış 9 adet kitabı bulunuyor. Ayrıca TRT tarafından çekilmiş 2 adet belgeseli bulunuyor.

2018 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN