Arama

'dan üzerine...

Ümit Yaşar Oğuzcandan sevgi üzerine...

Pazarlamasına aylar öncesinden başlanan bir gün için “geri sayıma” hazırlanmış milyonlarca insanın yaşadığı ruh halini anlamak ister miydiniz?  Aslında istemezdiniz; fakat böyle bir gerçek var. Sırf para kazanmak uğruna, kalplerdeki ruhu emen tuzakları…

Şimdiden "ucuza " şeklinde yazılmış binlerce yazı sosyal mecralarda mevcut. linize alacağınız en güzel ve romantik hediyeler sloganlarıyla insanları tuzağına düşürmek isteyen kapitalist bir düzen halen son vurgununu yapmak için tetikte bekliyor. Tüm bunlara olanak sağlayarak mucize bir üstünlüğü olan "sevgi" kelimesini nasıl kirlettiğimizi yarın çoğu insan gösterecek aslında…

Sevginin, değer vermenin ne olduğunu unutmuş milletimize 'dan bir mesaj var… Çok da tanıdık bir mesaj bu. Size içi boşaltılmış "sevmek" kelimesinin ne olduğunu ve ne olmadığını onun kaleminde akan sözcüklerle özetliyoruz.

"…Korkunun olduğu yerde aşk yoktur. Cesarettir sevmek. Düzenlere, oyunlara, kötülüklere meydan okumaktır. Sevmek; uzaklaşmaktır yalandan, bencilliği hiçe saymaktır. Bir başka açıdan da inanmaktır sevmek. Gerçekten inanmaktır, tümden inanmaktır. İnsan sevince; sevdiğine bütün varlığı ile teslim olmamışsa, yeteri derecede sevmemiş demektir. Ve ona kayıtsız şartsız inanmıyorsa, sevgiden bahsetmeye bile hakkı yoktur. Kıskançlık inancımızın bütünlüğü ölçüsünde besler aşkı. Şüpheyse öldürür. Şüphenin olduğu yerde inancın yeri olmaz. Sevgiden bahsedilemez orada. Kıskançlıksa; kutsal bir duadır, dudağında sevenlerin. Sevmek; var olmaktır bir bakıma, derinden bakılınca yokluğa benzer. Sevmek bütünlenmektir. Çok seven eksildiğini zanneder, oysa artmaktadır sevmek, çoğalmaktır. Çevrenin gözlerimizden silinmesi, önce bir eksilme hissi verir insana. Fakat o her şeyimizi varlığı ile doldurdukça arttığımızı anlarız. O bir tek kazanç, bütün kayıplarımıza bedeldir. Bir an gelir; her şeyi onunla değerlendirmeye başlarız. O bugün mutluysa yaşamak güzeldir. Kabımıza sığmayız. Şarkılar söylemek gelir içimizden. O kederliyse, gözlerimizde her şey kederlidir artık. Bütün güzellikler bir bir yitirirler anlamlarını. O anlarda ölümü düşünürde, yine ölemeyiz kurtulamamak için. Yanmaktır, tutuşmaktır sevmek ve yaşadıkça hiç sönmemektir.

Dinle sana sevmenin ne olmadığını söyleyeceğim önce. Ne olduğunu sonra anlayacaksın. Dinle, sevmek alışveriş değildir. Geometri değildir, aritmetik değildir. En değerli şeydir belki, âmâ karşılığında hiçbir şey alınmaz. Karşılıksız bir çeke atılmış kuru bir imza değildir sevmek. İskambil kâğıdı değildir, zar değildir, bir dilim değildir, hesap pusulası değildir sevmek. Sevginin bedeli yine sevgiyle ödenir, altınla değil. Sevilmekse; sevmenin mükâfatıdır ancak, karşılığı değil. Bir sevgiye eş bir başka sevgi olamaz. Çünkü her sevgi birbirinden büyüktür. Sevgi tartılamaz, sevgi ölçülemez. Sevgi; gram değildir, mesafe değildir. Derinlik sanırsınız, yüksekliktir o. Sevgi; dudak değildir, göz değildir, saç değildir. Sandalye değildir sevgi, yatak değildir, çarşaf değildir. İçki değildir, içemezsiniz fakat her şeyden güzeldir sarhoşluğu. Geçip karşısına seyredemezsiniz, manzara değildir, tablo değildir, heykel değildir. Okuyamazsınız kitap değildir. Bilmece değildir, çözemezsiniz. İsteseniz de içinizden atamazsınız. Kan değildir, kesip damarınızı akıtamazsınız. Siz ağladıkça o güçlenir içinizde. Akmaz, gözyaşı değildir. Kuş değildir uçmaz, çiçek değildir koklanmaz. Bitmez çile değildir. Ne desen o değildir sevmek…"

Ümit Yaşar Oğuzcan'ın, isimli kitabından alıntılanmıştır.

2018 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN