Arama

Kör bir yazarın hayat arkadaşlığı: Babam

Kör bir yazarın hayat arkadaşlığı: Babam Cemil Meriç

’in “Babam ” adlı kitabı, albümü ve yeni başlıkları ile genişletilerek yeniden yayımlandı. Düşünen ve yazan Cemil Meriç'ten çok, yaşayan Cemil Meriç'i takdim eden bu kitap, mütefekkirin vefatının 30'uncu sene-i devriyesinde yaşama dair birçok detayla dolu. Ümit Meriç, babasının yaşamına ışık tuttuğu kitabı ile ilgili duygularını, "Bir biyografi ama aynı zamanda kısmi bir biyografi. Bu özelliği ile Hasan Ali Yücel'in ve Nurullah Ataç'ın kızlarının yazdığı baba biyografilerine benziyor. Ama o evlatların ikisi de kör bir yazarın sekreterliğini ve hayat arkadaşlığını benim gibi yaşamadılar" sözleriyle dile getiriyor.

Geçen ay 'in, babası 'in kitaplarından bahsettiği güzel bir söyleşisi yayınlandı Nihayet dergide. Bir babanın kitap dünyasının, kültür ufkunun çocuğunda bıraktığı yansıma, şekillendirdiği bilgi ve ilgi yatağı, uyandırdığı kabiliyet aktarılmıştı okuyucuya. Bir dergi söyleşisinin elverdiği dar alanda Cemil Meriç âlemine intikal etmeye başlamışken, "özel bir çalışma"yla Meriçlere konuk oluyoruz. Aslında bu konuk olma fikri de Ümit Meriç'in yeni kitabının önsözündeki ifadelerden ödünç alınarak söylenebilir: "Bu sayfalarda elbette düşünen, çalışan ve yazan bir Cemil Meriç var. Ama asıl amacım, sizi 1916'da dünyaya gelen, 1987'de aramızdan ayrılan Cemil Meriç'le evimize gelmiş bir misafir gibi dost kılmak."


Cemil Meriç çocukluk yıllarında...

YARI ÖMRÜN REFAKATÇİSİ

"Düşünen ve yazan Cemil Meriç'ten çok, yaşayan Cemil Meriç'i" takdim eden ve bize bir yerlerden tanıdık gelen bu kitap, "Babam Cemil Meriç". Mütefekkirin vefatının 30'uncu sene-i devriyesi kapsamında hazırlanan ve İnsan Yayınları tarafından yayımlanan bu çalışmayı yeni kılan basit bir gözden geçirme ve genişletme çabası değil, ona yeni bir hüviyet kazandıran tasarruf ve emek...


Kızı Ümit Meriç ile...

"Babam Cemil Meriç" 2016 yılında, Cemil Meriç'in doğumunun 100'üncü yılına yetiştirilmek istense de, kitabın doğal oluşum süreci buna engel oldu. Beş yıllık süreci kapsayan dönemde Ümit Meriç, içinde babasından, annesinden, ailesinden, kendinden ve yakın-uzak tüm bileşen kişilikleriyle yaşadıkları devasa ortak geçmişten bahsederek, adeta çocuğunu doğuran bir annenin sancılarını yaşadı.

İrfan geleneğimizdeki büyük şahsiyetlerin birçoğunun iki kapak arasına girip ele gelecek eserleri yoktur. Fakat biz bu erenleri nakış nakış dokudukları evlatlarıyla, yolda izlerini takip eden tilmizleriyle zikrederiz. Yeni Şafak'ta yer alan habere göre, diyebiliriz ki satıra yazılan bir eser bırakmamış niceleri, marifet ilmini müridlerinin sadırlarına kaydetmiştir. Bu cihetten baktığımızda Cemil Meriç'in 12 telif, 8 tercüme eserden oluşan külliyatı kadar hocalık sıfatı, yetiştirdiği öğrencileri ve evlatları da anılmaya değerdir. Bu düşünceye 'ın on sene önce yayımlanan bir yazısında rastlanır. Orada umut edilen "yorum" şimdi 'le ikmal oldu: "Cemil Meriç'in 'eser'leri arasında biri var ki, kıymeti anlatmakla bitmez: Ümit Meriç. Sadece birikimi ile değil zarafeti ve imanı ile de bize sürekli ders veren Ümit Meriç Hanımefendi'den bir Cemil Meriç yorumu bekleme hakkımızı mahfuz tutuyoruz."

KELİMEDEN, SEVGİDEN BİR KÖPRÜ

Eserlerinden hareketle bir Cemil Meriç biyografisi ortaya çıkarmak pek tabii mümkün; bu kitaptaysa Cemil Meriç'in yetmiş yıllık ömrünün yarısının refakatçisi, feri kalmamış gözlerinin "nur-ı aynı" olan kerimesinin zaviyesinden hayat hikâyesini okumak nasip oluyor. "Çocukluk günlerinde bahçede oynayan arkadaşım, bütünlemeye kalınca matematik öğretmenim, dertli anlarımda dostum, aynı yazıhanenin iki tarafında çalışırken hocam olan Cemil Meriç'le beraberliğimizin yoğunluğu dünya tarihinde pek az baba-kıza nasip olmuştur" diyen Ümit Hanım, Cemil Meriç okurunu artık tatmin etmediğini düşündüğü ve "ezbere hatıralar buketi" diye nitelendirdiği eski versiyonu, bu sefer kendi izlenimlerine, babasıyla birlikte geçirdikleri vakitlere daha fazla yer vererek yetkinleştiriyor.

Ümit Hanım'a mektubunda Fuat Andıç, Cemil Meriç'in hocalık vasfı hakkında şöyle yazıyor: "...kısa ve özlü bir şey yazmak güç. Haddizatında hoca hakkında bir iki sahife yazılamaz. Hiç olmazsa ilm ü irfanı hakkında bir cilt, hocalığı hakkında bir cilt, dostluğu ve insanlığı hakkında birkaç cilt yazmak lazım. (...) Profesörler, alimler, devlet adamları tanıdım. Çok sevdiğim dostlarım oldu. Ama ne baban gibi insan-hoca'ya rastladım, ne de baban kadar yakın dostum oldu."

KÖR BİR YAZARIN HAYAT ARKADAŞLIĞI

Babam Cemil Meriç, satır aralarında hayatı boyunca fikirlerini cömertçe paylaşan, imkânsızlıklara ve bazen içerisine düştüğü karamsarlık dehlizlerine rağmen tüm varını talebelerine mebzulen dağıtan, onlarla içtiği su ayrı gitmeyen Meriç portresini de bize sunuyor. Evladının, talebelerinin hatıralarını okurken, "gözlerini, hayatını hakikat uğruna feda ederek, nesl-i ati destanlarına bir zafer ve fedakârlık numunesi olmuş hakiki bir insan" olma idealine olabildiğince yaklaşmış bir Cemil Meriç'le karşılaşıyoruz. Mektubunda "Muhteşem bir maziyi, daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak isterdim, kelimeden, sevgiden bir köprü" diye yazan Cemil Meriç'i Babam Cemil Meriç'te görebiliyoruz.

Ümit Meriç, kitabı ile ilgili duygularını şöyle dile getiriyor: "Ülkeme mal olmuş bir fikir adamının, hayatına en yakından şahid olmuş evladı olarak, doğum öncesinden ölüm sonrasına kadar hayat hikayesini okurlarına kazandırdığım için bahtiyarım. Bir biyografi ama aynı zamanda kısmi bir biyografi. Bu özelliği ile Hasan Ali Yücel'in ve Nurullah Ataç'ın kızlarının yazdığı baba biyografilerine benziyor. Ama o evlatların ikisi de kör bir yazarın sekreterliğini ve hayat arkadaşlığını benim gibi yaşamadılar. Bu itibarla bizim durumumuz sadece Türkiye tarihi ve dünya tarihi için de bir ilk ve sanırım bir son örnek."


Bir konferans sırasında Ümit Meriç tarafından takdim edilirken...

MERİÇ'İN HAYATINI SERİMLEYEN FOTOĞRAFLAR

92 yılından itibaren Kültür Bakanlığı ve İletişim Yayınları tarafından 10 baskısı neşredilen bu kitaptan yeni bir çalışma olarak bahsetmek neden okuyucuya haksızlık olarak görülmemelidir? Bu soru kapımızı çalınca, hemencecik Ümit Hoca'nın yıllarca demlendirip beş yıldır üzerinde çalıştığı, özenle hazırlanan Babam Cemil Meriç'in sadece gözden geçirilmiş bir nüsha olmadığı, aynı zamanda metninin de neredeyse 3 katı kadar genişletildiği, ayrıca sonuna da Cemil Meriç'in hayatını serimleyen lardan bir albüm eklendiği söylenebilir.

Böylece kitap büyük boyda 420 sayfaya ulaşıyor. Yaklaşık 150 sayfalık uzunluğundan olsa gerek, bütün bir metin hâlinde akıp giden ilk versiyonu görenler, ilk baskıların aksine yenisinde başlıklar ve dipnotlarla tanzim edilmiş yapısal değişikliği hemen fark edecekler.


Eşi Fevziye Meriç ile...

TOHUMLAR ÇİÇEK AÇACAK

Babam Cemil Meriç'in özel baskısında Meriç ailesinin hicret yolunun detaylandırıldığı da hemen dikkat çekiyor. Böylece Dimetoka'yı, Tırnova'yı, Osmanlı Rumeli coğrafyasından Antakya, Halep hattına cereyan eden serancamı, 20. yüzyılın başındaki siyasi ve askerî gidişatla kesişen Meriçlerin kaderini tarihî düzlemde okuma imkânı doğuyor. Cemil Meriç'in kitaplar yoluyla İstanbul'la ilk teması, Rıza Tevfik ile irtibatı, Lamia Hanım'la alakalı tafsilat şimdiye dek değinilmemiş konulardan. "Türkiye'nin Ruhu" belgeseli mülakatlarından alınan pasajları da yenilikler arasına dâhil edebiliriz.

Ümit Meriç kitabında bir projesinden bahsediyor, bir müjdeli haber veriyor: "1987'den 2017'ye kadar geçen otuz yıl zarfında Cemil Meriç'in attığı tohumların nasıl çiçek açtığı, hakkında ne gibi çalışmalar yapıldığı, 'Türkiye'nin Cemil Meriç'i başlığını taşıyan bir başka eserde değerlendirilecek." Ümit Meriç'in, talebesi ve okuru olarak babasına saygılarını sunduğu ifadeleriyle : "Bombalarla titreyen dünyamızda, kucağında kitaplardan bir buketle gülümseyen" Cemil Meriç'in ruhu şad olsun.

Babam Cemil Meriç, Ümit Meriç, İnsan Yayınları, 2018, 420 sayfa.

Babam Cemil Meriç kitabını TveK'dan satın almak için tıklayın...

2018 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN